Sarımsak gargarayı solladı! ‘Altın standartla’ yarışıyor: Kimyasaldan daha güçlü
Ağız temizliği söz konusu olduğunda kimyasal gargaralar akla ilk gelen şeylerden biri. Ferahlatıyor ve mikropları öldürüyor. Ancak yeni bir bilimsel araştırma bu ezberi ciddi şekilde bozdu. Çünkü sahneye bu kez market raflarından değil, mutfaktan tanıdık bir isim çıktı: Sarımsak. Üstelik gargaralardan daha etkili.

‘Altın standart’
Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Sharjah Üniversitesi’nden araştırmacılar, sarımsak özütünün ağız sağlığı üzerindeki etkilerini mercek altına aldı. Çalışmanın sonuçları hakemli bilimsel dergi Journal of Herbal Medicine’de yayımlandı ve sonuçlar pek de hafife alınacak gibi değil.

Araştırmaya göre sarımsak özütü içeren gargaralar, diş çürüklerinin başlıca sorumlusu olan Mutans Streptococci bakterisini yok etmede, ağız bakımında ‘altın standart’ kabul edilen klorheksidin bazlı kimyasal gargaralardan bile daha etkili olabiliyor.

Kritik detay doz
Ancak burada kritik bir detay var: doz. Araştırmacılar, sarımsağın etkisinin konsantrasyona doğrudan bağlı olduğunu tespit etti. Yüzde 2,5’lik sarımsak solüsyonu klasik gargaraların gerisinde kalırken, konsantrasyon yüzde 3’e çıkarıldığında tablo tersine döndü. Bu seviyede sarımsak, piyasadaki en güçlü kimyasal gargaraları bile geride bıraktı. Yani ‘bir diş sarımsakla gargara yapayım’ romantizmi değil, laboratuvar hassasiyeti söz konusu.

Kalıcı lekelenmeye yol açabiliyor
Bilim insanlarını bu yönde alternatif aramaya iten temel neden ise kimyasal gargaraların masum olmaması. Özellikle klorheksidin içeren ürünlerin uzun süreli kullanımda dişlerde kalıcı lekelenmeye yol açabildiği biliniyor. Daha da önemlisi, bakterilerin bu kimyasallara maruz kaldıkça direnç geliştirmesi ve bunun genel antibiyotik direncini tetiklemesi, ciddi bir halk sağlığı riski olarak görülüyor.

Allicin etkisi
Sarımsağın bu noktada öne çıkmasının nedeni, binlerce yıldır bilinen ama hâlâ tam anlamıyla potansiyeli keşfedilmeyen bir bileşiğe dayanıyor: Allicin. Sarımsak ezildiğinde veya doğrandığında ortaya çıkan bu madde, bakterilerin çoğalmasını baskılıyor ve hücre düzeyinde stres yaratıyor. Antik Roma’dan Mısır’a, Çin tıbbından halk hekimliğine kadar sarımsağın ‘ilaç’ olarak görülmesinin ardında da tam olarak bu etki yatıyor.

Elbette her şey toz pembe değil. Araştırmaya katılan gönüllüler, sarımsak bazlı gargaraların keskin bir tat bıraktığını, ağız kokusuna neden olabildiğini ve ağız içinde baharatlı bir yanma hissi yarattığını dile getirdi. Uzmanlar bu yan etkileri, kimyasal gargaraların yol açabildiği kalıcı diş lekelenmesi gibi sorunlarla kıyaslandığında daha ‘hafif’ olarak değerlendiriyor. Yine de insanların bunu günlük ağız bakım rutinine ne ölçüde dahil edeceği hâlâ tartışmalı.
Kaynak: Milliyet