Dolar 45,0661
Euro 52,9430
Altın 6.665,07
BİST 14.329,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 26°C
Açık
Denizli
26°C
Açık
Per 27°C
Cum 21°C
Cts 16°C
Paz 12°C

‘Bize bizim hikâyelerimizi kim anlatacak?’

“Muhsin Ertuğrul Okumaları” tiyatromuzun çok ihtiyacı olan genç yazarlara alan açmayı hedefliyor. Genç isimlerle seyirciyi okuma tiyatrosunda bir araya getiren metinlerden Oğuz Kaan Aydos’un “Paslı Raylar Korosu”, ‘kimliksizleşen bir şehrin anatomisini’ mercek altına alıyor.

‘Bize bizim hikâyelerimizi kim anlatacak?’
REKLAM ALANI
29.04.2026 07:24
36

MELİSA VARDAL –  Türk tiyatrosunun pek çok sorununun yanı sıra en büyük eksiklerden biri yerli metinler ve yazarlar. İstanbul’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından hayata geçirilen “Muhsin Ertuğrul Okumaları”, 18-35 yaş arası genç yazarların henüz sahnelenmemiş metinlerini seyirciyle buluşturarak çağdaş tiyatroya yeni bir alan açıyor. Adını Muhsin Ertuğrul’un “Bize bizim hikâyelerimizi kim anlatacak?” sorusundan alan programda metinler bir değerlendirme sürecinden geçiyor, seçilen oyunlar Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi fuayesinde okuma tiyatrosu formunda, ücretsiz olarak izleyiciyle buluşuyor. Her temsilin ardından yazar, dramaturg ve seyircinin katıldığı söyleşilerle tartışmaya açılıyor.

Toplumsal bağlam

ARA REKLAM ALANI

Konuk olduğumuz etkinlikte Oğuz Kağan Aydos imzalı “Paslı Raylar Korosu”, kentsel dönüşümün eşiğindeki bir istasyonun hafızası üzerinden geçmiş ile bugünü buluşturuyor. Ertuğrul’un sorusunun da sık sık tekrarlandığı oyun, 40 yıldır aynı istasyonda bekleyen Münir ve Hurşit’in hikâyesi etrafında şekillenirken kamusal bir alanın özelleştirilmesine karşı geliştirilen kararlı direnişi merkezine alıyor. Metnin çatışma hattı, dijital dönüşüm merkezinden gelen Selin karakteriyle belirginleşiyor. Haritalarda artık gri bölge olarak işaretlenen, sistem kayıtlarına göre var olmayan bu istasyon, Selin için işlevini yitirmiş bir yapıdan ibaret. Selin’in yıkılmadan önce mekânı dijitale aktarma isteği ile karakterlerin yapının fiziksel olarak korunması yönündeki ısrarı, yeni ile eski arasındaki çatışmayı derinleştiriyor. Metnin ilerleyen anlarında söz konusu istasyonun Haydarpaşa Garı olduğunun açığa çıkması, anlatıyı daha geniş bir tarihsel ve toplumsal bağlama yerleştiriyor. İstanbul’un dönüşen yüzünü bizlere hatırlatan oyunda Selin karakterinin “sisteme göre burası artık yok” sözleri ise yalnızca haritalardan silinen bir mekâna değil, giderek işlevsizleştirilip hafızadan da silinmek istenen kamusal alanlara işaret ediyor.

Genç kalemler seyircisini bekliyor

“Muhsin Ertuğrul Okumaları”, oyuncuların metne dayalı performansı, dekor ve sahneleme olmaksızın dahi güçlü bir atmosfer yaratırken izleyici yorumları da metnin sahne potansiyeline dair ipuçları sunuyor. “Muhsin Ertuğrul Okumaları” tam da bu noktada, genç yazarların metinlerini seyirciyle birlikte sınayabildiği, tiyatronun üretim sürecini görünür kılan ve yeni sözlere alan açan bir karşılaşma zemini kurmaya devam ediyor. Bir diğer okuma tiyatrosu da geçtiğimiz akşam Hazal Arduç’un “Kefir” adlı metni oldu. 

Kaynak: Milliyet

REKLAM ALANI
ETİKETLER: , ,
Şehrin nabzını tutan, en son gelişmeleri anında sizlere ulaştıran sesimiz olmaya devam ediyoruz. Denizli’nin sesi olan Denizlim Haber ile şehre dair herşeyi keşfedin. Takipte kalın en yeni haberlerle güncel kalın.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.