Kapaktaki kamyon emeği, yolu, zamanı ve sevgiyi anlatıyor
Ceylan Ertem, “Babamın İstek Şarkıları”yla babalara teşekkür ediyor: “Babası kamyon şoförü ya da hamal olsun veya maden işçisi… Çocukları onlarla gurur duydu ve duyuyor. Emekçi çocukları olarak onlara minnet borçluyuz”
MELİSA VARDAL – Ceylan Ertem’in yeni projesi “Babamın İstek Şarkıları”, bir evladın çocukluk hafızasından süzülüp gelen derin bir teşekkür belgesi… Sanatçının kamyon şoförü olan babasının yıllar boyunca yol arkadaşlığı yaptığı şarkılardan oluşan bu seçki, ilk bakışta bir yeniden yorum albümü gibi görünse de aslında uzun yol hikâyelerinin, yarım kalmış cümlelerin ve yıllarca ertelenmiş duyguların notalara dökülmüş bir kaydı olarak öne çıkıyor. Arabesk ve Türk sanat müziğinin hafızalara kazınmış “Bir Gülü Sevdim”, “Yedin Beni”, “Kimbilir”, “Ayaz Geceler” ve “Dokunmayın Bana” gibi eserleri Ertem’in kendine has yorumuyla bugüne taşınırken bu melodiler aynı zamanda bir kamyon kabininden taşan hatıraları da beraberinde getiriyor.

Deprem sonrası sığınak
Sanatçı bu projeyle dinleyicinin kendi çocukluğuna, ailesine ve paylaşılan o ortak yol hikâyelerine dokunabilmeyi amaçlıyor. Hikâyenin asıl ruhu, Ertem’in müzikal kimliğinin görünmeyen temellerinin atıldığı o kamyon kabininde ve o kabinin bir sığınağa dönüştüğü zorlu günlerde saklı. 1999 depreminin ardından bir süre yaşam alanına dönüşen o kamyon, babasının enkaz altından kurtardığı gitarıyla birlikte sanatçı için bir sığınak olmuş. Sadece şarkıların değil, Devekuşu Kabare ve Ferhan Şensoy kasetlerinin de yankılandığı o alan, bugün Ertem’in toplumsal duyarlılığının ve sanatsal bakışının köşe taşlarını oluşturuyor. Hayatın hızla aktığını ve sevginin, teşekkürün ertelenmemesi gerektiğini vurgulayan sanatçı, babası hayattayken bu hikâyeyi onunla birlikte görünür kılmak için hazırlıkları süren stüdyo albümüne ara vererek bu projeye öne alıyor.

Dertleşme platformu
Baba-kızı o meşhur kamyonun önünde buluşturan albüm fotoğrafına dairse Ertem şöyle diyor: “Kapaktaki kamyon da tam olarak bunu anlatıyor: Emeği, yolu, zamanı ve sevgiyi.” Henüz ilk beş şarkısı paylaşılan ve devamı gelecek olan bu proje, yayınlandığı andan itibaren dinleyiciler için âdeta bir dertleşme platformuna dönüşerek kişisel sınırlarını aşmış durumda. Babasını kaybetmiş olanlardan, babasıyla hiç bağ kuramamış olanlara kadar Ertem’in sevenleri, bu şarkılarda kendi eksikliklerini ya da minnetlerini bularak iyileştirici bir ortaklık kurmuş. Ertem’e göre mesele sadece müzik değil, bir şarkıyı dinlerken o duyguda yalnız olmadığını hissetmek. “Çünkü bazı duygular çok kişisel görünür ama aslında hepimize aittir, hepimizin ortak hatırasıdır.”
‘Aferin kızım’
Albümün en sade ama en güçlü karşılığı ise belki de tek bir cümlede saklı. Ertem, babasının albümü dinledikten sonra verdiği tepkiyi şöyle anlatıyor: “Babam duygularını büyük cümlelerle gösteren biri değildir… ‘Aferin kızım’ dedi.” Ertem ise teşekkürü tüm emekçi babalara ediyor: “Babası kamyon şoförü ya da hamal olsun veya maden işçisi… Çocukları onlarla gurur duydu ve duyuyor. Babaların da bunu görmesini istedim. Emekçi çocukları olarak onlara minnet borçluyuz. “
Kaynak: Milliyet