Dolar 46,6953
Euro 53,5632
Altın 6.195,62
BİST 14.455,03
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 36°C
Az Bulutlu
Denizli
36°C
Az Bulutlu
Cum 36°C
Cts 35°C
Paz 35°C
Pts 33°C

Neredeyse her çocuğun kahvaltısında var! Sosis çocuklarda lösemiyi tetikliyor mu?

Çocukların severek tükettiği sosis, salam ve sucuk gibi işlenmiş et ürünleriyle ilgili araştırmalar dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor. Bu gıdaların çocuklar tarafından sık tüketilmesi sanıldığı kadar masum değil. Pratik ve lezzetli bir çözüm gibi görülen bu gıdalar çocuk sağlığını geri dönüşü olmayan bir yola itiyor olabilir.

Neredeyse her çocuğun kahvaltısında var! Sosis çocuklarda lösemiyi tetikliyor mu?
REKLAM ALANI
02.07.2026 07:24
52

Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr – Kahvaltıda, beslenme çantasında ya da akşam öğününde çocukların tabağına sık sık giren sosis, salam ve sucuk gibi işlenmiş et ürünleri gerçekten sanıldığı kadar masum mu? Son yıllarda yayımlanan bilimsel araştırmalar, bu gıdaları sık tüketen çocuklarda lösemi riskinin tüketmeyenlere nazaran daha yüksek olabileceğine işaret ediyor. Ancak uzmanlar, bunun kesin bir neden-sonuç ilişkisi anlamına gelmediğinin altını çizerek, ailelerin paniğe kapılmak yerine çocuklarının günlük beslenmesinde işlenmiş ürünleri sınırlandırıp taze ve doğal gıdalara ağırlık vermesi gerektiğini vurguluyor. Bu işlenmiş ürünler arasından belki de en tehlikelisinin sosis olduğu düşünülüyor. Sosisi fazla yiyen çocukların lösemiye yakalanması daha mı olası, Çocuk Hematolojisi ve Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Nihan Bayram Milliyet.com.tr’ye anlattı.

ARA REKLAM ALANI

İŞLENMİŞ ET LÖSEMİYE Mİ SEBEP OLUYOR?

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Bir çocuğun lösemiye yakalanmasını tek başına sosis tüketimine bağlamanın bilimsel olarak doğru olmadığını açıklayarak ifadelerine başlayan uzman isim çocukluk çağı lösemisinin genetik yatkınlıklar ile çevresel faktörlerin karmaşık etkileşimi sonucunda ortaya çıkan hastalıklardan olduğunu ve çoğu zaman tek bir nedene indirgenemeyeceğinden bahsetti. Bununla birlikte, son 30 yılda yapılan bazı epidemiyolojik çalışmalarda sosis, salam ve sucuk gibi işlenmiş et ürünlerini daha sık tüketen çocuklarda lösemi riskinin daha yüksek olabileceğinin bildirildiğinin de altını çizdi. Araştırmacılar özellikle nitrit ve nitrat içeren işlenmiş et ürünlerinin tüketimi ile çocukluk çağı lösemileri arasındaki olası ilişkiyi incelediler ancak tüm çalışmalar aynı sonucu vermedi; bazı çalışmalarda ilişki saptanırken bazılarında anlamlı bir ilişki gösterilemedi” diyen Uzm. Dr. Nihan Bayram, “Bu nedenle günümüzde bilimsel veriler, işlenmiş et tüketiminin çocukluk çağı lösemisinin kesin bir nedeni olduğunu değil, bazı çalışmalarda risk artışı ile ilişkili bulunduğunu göstermektedir” açıklamasında bulundu.

“Mevcut bilimsel veriler ışığında işlenmiş et ürünlerinin çocukluk çağı lösemisine doğrudan neden olduğunu söyleyemeyiz. Daha doğru ifade, bazı çalışmalarda sık tüketim ile lösemi riski arasında bir ilişki saptandığıdır. Burada önemli olan nokta, elimizdeki çalışmaların büyük ölçüde gözlemsel çalışmalar olmasıdır. Etik nedenlerle çocukları yıllarca farklı beslenme gruplarına ayırıp lösemi gelişimini araştıran randomize çalışmalar yapmak mümkün değildir. Bu nedenle araştırmalar daha çok lösemi tanısı alan çocukların geçmiş beslenme alışkanlıklarının sağlıklı çocuklarla karşılaştırılmasına dayanır. Bu tür çalışmalar olası risk ilişkilerini gösterebilir ancak tek başına neden-sonuç ilişkisini kanıtlayamaz.” Çocuk Hematolojisi ve Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Nihan Bayram

Basında ve sosyal medyada zaman zaman yer alan ‘Ayda 12 sosis tüketen çocuklarda lösemi riski artıyor’ ifadesinin belirli çalışmalardan elde edilen istatistiksel sonuçlara dayandığını ancak bu rakamı kesin bir eşik değer gibi yorumlamanın doğru olmadığını hatırlatan Uzm. Dr. Bayram, Bu, belirli bir miktarın üzerinde sosis tüketen her çocuğun lösemi olacağı anlamına gelmez. Çocukluk çağı lösemileri nadir görülen hastalıklardır ve hastalığın ortaya çıkışında çok sayıda genetik ve çevresel faktör rol oynar. Bu nedenle ailelere vermemiz gereken mesaj korku oluşturmak değil, işlenmiş et ürünlerinin düzenli ve sık tüketimi yerine daha doğal ve dengeli bir beslenme modelinin tercih edilmesidir açıklamasında bulundu.

Çocuklar için işlenmiş et ürünleri konusunda ‘şu miktarın altında tamamen güvenlidir’ diyebileceğimiz bilimsel olarak belirlenmiş net bir sınır bulunmadığını hatırlatan uzman isim “Bu nedenle yaklaşımımız belirli bir sayıya odaklanmaktan çok, bu ürünlerin çocuğun genel beslenme düzenindeki yerine odaklanmaktır. Ailelere yasaklayıcı bir dil kullanmayı doğru bulmuyorum. Ara sıra tüketilmiş olması nedeniyle kaygılanmayı gerektiren bir durum yoktur. Ancak diğer taraftan, sosis, salam ve sucuk gibi işlenmiş et ürünlerinin çocukların büyüme ve gelişimi açısından özel bir yararı olduğunu da söyleyemeyiz. Bir çocuk bu ürünleri hiç tüketmeden de ihtiyaç duyduğu protein, demir ve diğer besin öğelerini yumurta, kırmızı et, balık, tavuk, süt ve süt ürünleri ile baklagillerden rahatlıkla alabilir” ifadelerini kullandı. Bu nedenle işlenmiş et ürünlerinin çocuk beslenmesinde teşvik edilmesi gereken gıdalar olarak değil, tüketimi mümkün olduğunca sınırlandırılabilecek ürünler olarak değerlendirmenin daha doğru olacağını söyleyen Uzm. Dr. Bayram, “Çocuk sağlığı açısından önemli olan tek tek gıdalardan çok, genel beslenme alışkanlığıdır. Sebzeler, meyveler, tam tahıllar, baklagiller ve yaşına uygun miktarlarda yumurta, et, balık ve süt ürünleri içeren dengeli bir beslenme modeli çok daha değerli ve bilimsel olarak desteklenen bir yaklaşımdır” dedi.

SOSLAR DA AYNI TEHLİKEDE!

Çocuklar açısından tek bir gıda grubunu diğerlerinden ayırıp “en tehlikeli” olarak tanımlamanın doğru olmadığını söyleyen uzman isim günümüzde giderek daha fazla önem kazanan konunun, tek tek besinlerden çok çocuğun genel beslenme düzeni olduğunun altını çizerek şu açıklamada bulundu: “Bir çocuk hematoloji hekimi olarak beni en çok endişelendiren ürünler, çoğu zaman ailelerin sağlıklı olduğunu düşündüğü ultra işlenmiş gıdalardır. Hazır meyve aromalı içecekler, şekerli soğuk çaylar, toz içecekler, hazır kahve karışımları, paketli kekler, bisküviler ve benzeri ürünler buna örnek verilebilir. Bu ürünler yalnızca yüksek miktarda şeker değil, aynı zamanda yüksek miktarda tuz ve çeşitli katkı maddeleri de içerebilmektedir. Burada gerçek gıdalar ile ultra işlenmiş ürünleri birbirinden ayırmak gerekir. Örneğin gerçek çikolata uygun miktarlarda tüketildiğinde dengeli bir beslenme düzeninin içinde yer alabilir. Benzer şekilde evde fırınlanmış patates ya da evde patlatılmış mısır da ultra işlenmiş atıştırmalıklar değildir. Buna karşılık uzun içerik listelerine sahip, çok sayıda katkı maddesi içeren ve çoğu zaman “meyveli”, “vitaminli” veya “tahıllı” gibi ifadelerle pazarlanan ürünler aileler tarafından olduğundan daha sağlıklı algılanabilmektedir.”

Ailelerin yalnızca paketli atıştırmalıklara değil, günlük hayatta sıklıkla kullanılan hazır soslara da dikkat etmesi gerektiğini hatırlatan Uzm. Dr. Nihan Bayram çoğu hazır sosun yüksek miktarda tuz, şeker ve katkı maddesi içerdiğini yysa yoğurt, zeytinyağı, limon, domates ve çeşitli baharatlar kullanılarak evde çok daha sağlıklı soslar hazırlanabileceğinin bilgisini verdi.

“Sağlıklı bir çocuk yetiştirmek istiyorsak, çocukların günlük beslenmesinde kalorinin ve besin öğelerinin büyük bölümünün paketli ürünlerden değil; evde hazırlanmış yemeklerden, sebze ve meyvelerden, yumurtadan, etten, balıktan, süt ürünlerinden ve baklagillerden gelmesini sağlamamız gerekir” diyen Uzm. Dr. Nihan Bayram, “Çocuk beslenmesinde asıl hedef tek tek gıdaları yasaklamak değil; gerçek gıdaların yerini giderek daha fazla ultra işlenmiş ürünlerin almasına izin vermemektir. Benim için önemli olan ayrım çikolata ile çikolatalı ultra işlenmiş ürünler, meyve ile meyve aromalı içecekler veya mısır ile mısır aromalı ürünler arasındaki farktır. Çocukların beslenmesinde mümkün olduğunca gerçek gıdalara yer vermek, uzun vadede sağlık açısından sağlayabileceğimiz en önemli kazanımlardan biridir” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

Kaynak: Milliyet

REKLAM ALANI
Şehrin nabzını tutan, en son gelişmeleri anında sizlere ulaştıran sesimiz olmaya devam ediyoruz. Denizli’nin sesi olan Denizlim Haber ile şehre dair herşeyi keşfedin. Takipte kalın en yeni haberlerle güncel kalın.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.