Dolar 46,6942
Euro 53,3846
Altın 6.104,20
BİST 14.468,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 36°C
Parçalı Bulutlu
Denizli
36°C
Parçalı Bulutlu
Cum 36°C
Cts 35°C
Paz 34°C
Pts 33°C

Vardiyadaki vampirler

Gece boyunca rüzgâr türbinlerinin altında çalışan işçi vampirlerin sahte belgeseli “Vampyr”, iklim krizinin ortasında yükselen enerji politikalarını ve onların görünmeyen taraflarını sarsıcı bir dille görünür kılıyor.

Vardiyadaki vampirler
REKLAM ALANI
02.07.2026 07:48
38

MELİSA VARDAL – Avrupa yeni sıcak hava dalgalarıyla mücadele ederken iklim krizine karşı çıkış yolu olarak yenilenebilir enerji yatırımları gösteriliyor. Rüzgâr türbinleri ise bu dönüşümün en görünür simgelerinden biri. Peki temiz enerji gerçekten herkes için mi üretiliyor? Bu dönüşüm halkı ve yaşadıkları coğrafyaları da koruyor mu, yoksa yalnızca yeni yatırım alanlarını mı büyütüyor? Beykoz Kundura ortak yapımı “Vampyr” bu soruları akıllarda bırakıyor. Şilili tiyatro yazarı ve yönetmeni Manuela Infante’nin sahte belgesel (mockumentary) estetiğiyle kurduğu oyun, seyirciyi korku türünün tanıdık vampirlerinden çok, gece vardiyasında çalışan, dinlenemeyen ve görünmez bırakılan işçi-vampirlerle karşılaştırıyor. İspanyolca sahnelenen ve Türkçe üst yazıyla takip edilen yapım, belgesel ile kurmacanın sınırlarını bilinçli biçimde bulanıklaştırıyor.

Sahne açıldığında siyah kasaların içinden çıkan iki yaratık, tek kelime etmeden kim olduklarını anlatıyor. Sivri dişleri, hayvansı hareketleri ve boğuk sesleriyle vampiri andırıyorlar ancak bu kez kan emen değil, iş tulumlarıyla gece vardiyasına çıkan, bir nevi kanları emilen emekçiler olarak karşımıza çıkıyorlar. Görevleri, rüzgâr türbinlerinin öldürdüğü yarasaları toplamak. Onlara eşlik eden dış ses ise bir belgesel anlatıcısı gibi bilimsel raporlar, saha araştırmaları ve tanıklıklar üzerinden görünmeyen bir felaketin izini sürüyor. İlk bakışta münferit görünen olay, oyunun ilerleyen dakikalarında sistematik bir sömürünün parçası hâline geliyor. Araştırmada işe gitmeyen bir işçi hakkında yapılan “Hasta mıydı?”, “Hayır.” “Ölü müydü?”, “Hayır.” “Yaşıyor muydu?”, “Hayır.” diyaloğu yaşamakla ölmek arasına sıkıştırılmış ‘varlıklara’ işaret ediyor. Bilim insanının hazırladığı rapor da bu düzenin nasıl işlediğini gözler önüne seriyor. Şirket, türbinlerin yarasaların ölümünden sorumlu tutulamayacağını ilan ederken raporun “etkiler tam olarak bilinemez” diyen bölümleri sessizce geçiştiriliyor. Böylece bilim, gerçeği ortaya çıkaran değil şirketlerin sorumluluğunu görünmez kılan bir araca dönüşüyor. Bilginin nasıl yönetildiğine de dikkat çeken oyunun en çarpıcı sorusu ise finale doğru beliriyor. Türbinlerin yükseldiği yerde eskiden çilek tarlaları bulunduğunu anlatan bir kadın, geçmişte ürünlerini ihraç ettiklerini, bugün ise elektriği ihraç ettiklerini söylüyor. Bölgenin elektrikleri kesilmeye devam ederken üretilen enerji başka ülkelere gidiyor. Böylece oyun, yenilenebilir enerjisini reddetmiyor aksine onların hangi ekonomik ilişkiler içinde üretildiğini sorguluyor. Bugün dünya daha fazla enerji üretirken bu enerji gerçekten kamusal bir hak olarak mı paylaşılıyor, yoksa sadece kâr için mi? “Vampyr” bu soruya kesin bir yanıt vermiyor, seyirciyi rahatsız eden bir boşluk bırakıyor. İklim krizinin giderek derinleştiği bir çağda oyun, belki de en önemli sorunu yeniden hatırlatıyor: Mesele yalnızca nasıl enerji ürettiğimiz değil, o enerjinin kimin için üretildiği, kimin hayatını aydınlatırken kimin yaşamını kararttığı.

ARA REKLAM ALANI
Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Kimin için enerji?

Uluslararası Enerji Ajansı’na göre küresel enerji yatırımları 2025’te ilk kez 3 trilyon doları aştı. Bunun yaklaşık 2 trilyon doları yenilenebilir enerji, elektrik şebekeleri, depolama sistemleri ve diğer temiz enerji teknolojilerine ayrıldı. 2024’te devreye alınan yeni yenilenebilir enerji projelerinin yüzde 91’i, yeni fosil yakıt santrallerinden daha düşük maliyetle elektrik üretti. Ancak yatırımlardaki bu büyüme enerjiye eşit erişim anlamına gelmiyor. Veriler enerjiye erişimdeki ilerlemenin yavaşladığını söylerken bugünün dünyasında yaklaşık 655 milyon insan hâlâ elektriğe erişemiyor. 

Kaynak: Milliyet

REKLAM ALANI
ETİKETLER: , ,
Şehrin nabzını tutan, en son gelişmeleri anında sizlere ulaştıran sesimiz olmaya devam ediyoruz. Denizli’nin sesi olan Denizlim Haber ile şehre dair herşeyi keşfedin. Takipte kalın en yeni haberlerle güncel kalın.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.