Dolar 36,4412
Euro 38,2948
Altın 3.414,61
BİST 9.505,79
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 14°C
Hafif Yağmurlu
Denizli
14°C
Hafif Yağmurlu
Per 14°C
Cum 16°C
Cts 17°C
Paz 15°C

Hukukçulara göre ‘kaçma şüphesi’, iktidarın yeni yargı sopası hatta ön ceza mekanizması: Totaliterizme doğru!

– Ümit Kocasakal: Kuvvetli olsa bile şüphe asla yeterli değil, bir de somut bir tutuklama nedeninin bulunması lazım. – Mehmet Durakoğlu: Otoriterlik geride kaldı, totalitarizme doğru gidiyoruz.

Hukukçulara göre ‘kaçma şüphesi’, iktidarın yeni yargı sopası hatta ön ceza mekanizması: Totaliterizme doğru!
26 Şubat 2025 04:52

Belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, gazeteciler, sendikacılar ve yazarlar hakkında verilen tutuklama kararları, “kaçma şüphesi” ve “delil karartma” gerekçelerine dayandırılırken sürecin hukuki dayanakları tartışma konusu olmaya devam ediyor. Peki, bu tutuklamalar hukukun gereği mi, yoksa iktidarın muhalefeti baskı altına almak için kullandığı yeni bir yargı sopası işlevi mi görüyor? Bu sorunun yanıtını hukukçulara sorduk.

‘AÇIK ÇEK DEĞİL’

Eski İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocasakal, “Soruşturma yetkisi cumhuriyet savcılarına verilen ve içini istedikleri gibi doldurabilecekleri bir açık çek değildir. Bunun için fiilin bir kanuni tanıma uyması ve bu fiilin işlendiği hususta belirli bir şüphe olması lazım. Diyelim ki soruşturma başlatıldı. Bunun için kanunda öngörülen uygulama, ifade için çağırmaktır. Gelmezse, duruma göre ‘zorla getirme’ ve devamında ‘yakalama’ olur. Bu kurallara uymadığınız zaman ceza hukuku ve soruşturma yetkisi, günümüzde olduğu gibi bir tür biçer- döver şeklini alır” diye konuştu.

‘EĞİP BÜKME YETKİSİ’

Tutuklama tedbirinin bir ön ceza veya gözdağı verme mekanizması olmadığının altını çizen Kocasakal, “Kaçma şüphesi için örneğin bir kişinin yurtdışına gitmek üzere bilet aldığının ortaya çıkması ya da sınırda yakalanması gibi daha somut delillerin elde edilmesi önemli. Bütün bunların gerçekleşmesi dahilinde bile tutuklama bir haksızlığa sebep olacaksa, ölçülü olmayacaksa ve adli kontrol ile de aynı amaca ulaşabilecekse tutuklamaya gidilemez. Kimsenin kanun hükümlerini kendi amaçları dahilinde eğip bükme yetkisi olmamalı. Hukukilik oluşabilmesi için yargının da tamamen bağımsız şekilde hukuka uygun hareket etmesi gerekiyor” dedi.

‘YARGI TAMAMEN BAĞIMSIZLIĞI YİTİRDİ’

Eski İstanbul Barosu başkanlarından Mehmet Durakoğlu, “kaçma şüphesi” konusunda CMK’de 2005 yılında yapılan değişikliklere dikkat çekerek “Tutuklanmayla ilgili konular, açık şekilde Batı standartlarına kavuşturulmuştu. Bugün tutuklamayla ilgili herhangi bir yazılı metne ihtiyacımız yok ancak uygulamada hiçbir Batı ülkesinde olmadığı kadar ciddi sorunlarla karşılaşıyoruz. Eğer tutuklamaya konu olan durum siyasi bir içerik taşıyorsa, tamamen yargının bağımsızlığını yitirmiş olmasından kaynaklanan nedenlere dayanıyor” dedi.

Durakoğlu, “Türkiye’de yıllardır otoriterleşme durumunu tartışıyoruz ancak otoriter yönetimler, siyasi tarih itibarıyla giderek totaliterizme doğru evrilmeye çalışır. Bu geçiş sırasında korku ikliminin yayılması mutlaktır. Otoriter yönetimlerde her şeye rağmen bir muhalefet olur ancak totaliterizmde muhalefet hiçbir şekilde olmaz. Türkiye’deki duruma baktığımızda, yargının burada tasarlanan söz konusu geçişin en büyük araçlarından birine dönüştürülmeye çalışıldığını görüyoruz” diye konuştu.

SUAT TOKTAŞ 28 GÜNDÜR TUTUKLU

“Kaçma şüphesi”yle tutuklular:

– Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer

– Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat

– Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ

– Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş

– BİRTEK-SEN Başkanı Mehmet Türkmen

– ID danışmanlık şirketinin sahibi ve oyuncu menajeri Ayşe Barım

– Halkların Demokratik Kongresi’ne yönelik yürütülen soruşturmada tutuklanan gazeteci, siyasetçi, sanatçı, mimar, öğretmen ve kadın hakları savunucuları.

Şehrin nabzını tutan, en son gelişmeleri anında sizlere ulaştıran sesimiz olmaya devam ediyoruz. Denizli’nin sesi olan Denizlim Haber ile şehre dair herşeyi keşfedin. Takipte kalın en yeni haberlerle güncel kalın.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.