Dolar 43,4965
Euro 51,4327
Altın 6.985,42
BİST 13.875,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 15°C
Yağmurlu
Denizli
15°C
Yağmurlu
Sal 12°C
Çar 15°C
Per 17°C
Cum 18°C

Gözüne inen solucanla aylarca yaşadı: ‘Çok nadir ama Türkiye de risk kuşağında’

Gözündeki masum bir şişliğin nedenini öğrenmek için hastaneye giden genç kadın, doktorların bile daha önce görmediği bir manzarayla karşılaştı. Göz kapağının altından çıkan 11 santimetrelik doku Avrupa’da artan vakaları akıllara getirdi. Türkiye’nin de risk grubu içinde yer aldığı bu vakalar neyin habercisi?

Gözüne inen solucanla aylarca yaşadı: ‘Çok nadir ama Türkiye de risk kuşağında’
REKLAM ALANI
20.12.2025 08:12
98

Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr – Romanya’da yaşayan 26 yaşındaki genç bir kadın, gözündeki şişlik ve ağrı ile hastaneye başvurdu. Yapılan tetkiklerde doktorlar genç kadının sol göz kapağının derisinin altında yaşayan 11 santimetrelik hareket eden bir doku olduğunu gördü. Hastayı hızlıca ameliyata alan doktorlar operasyon sonrasında genç kadının gözünden çıkardıkları parçayı görünce bunun nadir bir vaka olduğunu hastaya bildirdi. 26 yaşındaki genç kadının gözünün içinde ‘Dirofilaria Repens’ olduğu söylendi. Peki nedir bu Dirofilaria RepensGöz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Giray Ersöz, Milliyet.com.tr’ye anlattı.

ARA REKLAM ALANI

26 yaşındaki genç kadın gözünde ağrılı bir şişlik oluşması üzerine hastaneye gitti. Doktorlar, sol göz kapağının derisinin altında yaşayan 11 santimetrelik bir solucan olduğunu gördüler. Hastayı hızlıca ameliyata alan doktorlar hastanın göz kapağından canlı bir parazit çıkardı. Bu parazitin sivrisinek yoluyla bulaşan bir kurt olan Dirofilaria repens olduğu belirlendi. Genç kadın, göz bölgesinde belirtiler ortaya çıkmadan bir ay önce, şakak bölgesinde küçük bir şişlik fark etmişti ve bu şişlik, göz lezyonunun ortaya çıkmasından bir gün önce aniden kaybolmuştu. Uzmanlar, solucanın bu sırada deri altından göz kapağına doğru hareket etmiş olabileceğini söyledi. Doktorlar, larvaların sivrisinek ısırıklarıyla bulaştığını ve en çok etkilenen hayvanların köpekler olduğunun bilgisini verdi, genç kadının da köpeği vardı. Bunun çok nadir bir vaka olduğunun altını çizen uzmanlar son zamanlarda Dirofilaria repens vakalarının Avrupa’da artışa geçtiğinin bilgisini verdi. Doktorların hızlı müdahalesinin ardından genç kadın eski sağlığına kavuştu ve operasyon sonrası tedavilerine başlandı.

Uzmanlar göz kapağının altında bulunan solucanın insan vücudunda aylarca yavaşça büyüyerek cilt altında ağrılı bir yumru oluşturabileceğini ve bazı durumlarda gözlere, akciğerlere veya diğer organlara ulaşabileceğinin bilgisini verdi.

VAKALARDA ARTIŞ VAR!

Son yıllarda özellikle Avrupa’da artan Dirofilaria repens’i daha yakından tanımak adına Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Giray Ersöz’e sorduk. Açıklamalarına Dirofilaria repens‘in köpek ve kedilerde cilt altı dokularda yaşayan, sivrisineklerle bulaşan filarial bir nematod olduğunu ileterek başlayan Doç. Dr. Ersöz, “İnsan ‘doğal konak’ değildir; bu nedenle insanda yaşam döngüsünü tamamlayamaz. İnsanlarda görülen enfeksiyonlar çok nadirdir, çoğu zaman tek bir larvanın, cilt altında veya göz çevresinde göç etmesiyle ortaya çıkar. Avrupa’da bildirilen vaka sayısı yıllar içinde artmakla birlikte, hâlâ çok düşük bir insidansa sahiptir” dedi.

Larva sivrisinek ısırığıyla insana geçtiğinde, insan bağışıklık sistemi parazitin gelişimini hızla durdurur; fakat larva kısa süreli bir göç davranışı gösterebilir. Kanlanması zengin ve gevşek dokulu bölgeler (yüz, göz kapağı, göz konjonktivası, cilt altı) bu hareket için daha uygun alanlardır. Bu nedenle göz kapağında, yüzde şişliklerle ve nodüllerle görülebilir. Parazit büyür ama çoğalamaz; sonunda genellikle cerrahi ile çıkarılır.” Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Giray Ersöz

BİR GÖRÜNÜP BİR KAYBOLAN AĞRISIZ YAPIYA DİKKAT

Kişinin göz kapağı altına sızmış olan bir parazitin fark edilecek kadar büyük olup olmadığını ve bu durumun nasıl tespit edileceğini sorduğumuzda Doç. Dr. Mehmet Giray Ersöz, şişliğin yer değiştiren, bir görünüp bir kaybolan ve ağrısız bir yapısı varsa enfeksiyon veya kist yerine parazitin düşünülmesi gerektiğini söyleyerek göz hekimlerinin teşhis sırasında dikkat ettikleri noktaları aktardı:

-Şişliğin yer değiştirme öyküsü,
-Göz kapağında kıvrılan, ince lineer yapı hissi,
-Ultrason veya BT’de tübüler, hareketli yapı,
-Alerjik reaksiyon olmaksızın lokal ödem, gibi bulguları araştırmalıdır. Ancak çok nadir olduğu için rutin akla gelmez; ancak ayırıcı tanıda yer alır.

Romanya’da yaşayan genç kadınla ilgili verilen bilgilerde bir köpek sahibi olduğu ve onunla birlikte yaşadığı bilgisi verilmişti. Bunun üzerine akıllara evcil hayvanların bu durumu tetikleyip tetiklemediğini sorduğumuzda Doç. Dr. Ersöz şu açıklamalarda bulundu: “Köpekler ve kediler ana rezervuardır. Parazit onlarda tam döngüyü tamamlayabilir. Evcil hayvana sahip olmak tek başına bulaş demek değildir; çünkü bulaş sivrisinek aracılığıyla olur, doğrudan hayvandan insana geçmez. Ancak enfekte hayvanların yoğun olduğu çevrede sivrisinekler daha fazla larva taşıyabileceği için dolaylı risk artışı olabilir. Evcil hayvanlara yapılacak düzenli antiparaziter uygulama bu riski azaltır.”

Dirofilaria repens

Göç eden şişlik, lokal kızarıklık, batma/yanma, kaşıntı, göz kapağında hareket hissi, nadiren göz konjonktivası içinde hareket eden ipliksi yapının Dirofilaria repens’in belirtileri olduğunu söyleyen Doç. Dr. Ersöz, “Şişlik yer değiştiriyorsa veya göz çevresindeyse, ayrıca görme bulanıklığı/rahatsızlık eşlik ediyorsa acilen göz doktoruna başvurulmalıdır” dedi.

‘TÜRKİYE DE RİSKLİ KUŞAKTA YER ALIYOR’

İklim değişikliği, sıcaklık artışı, sivrisinek yayılımı gibi çevresel değişikliklerin bu tür zoonotik parazit vakalarının artmasına yol açtığı söyleniyor. Türkiye gibi coğrafyalarda bu riskin olup olmadığını sorduğumuzda Doç. Dr. Ersöz, Avrupa Hastalık Önleme Merkezi (ECDC)’nin son yıllarda Dirofilaria repens vakalarında artış olduğunu bildirdiğini bunun en güçlü nedeninin ise iklim değişikliğiyle birlikte sivrisineklerin daha geniş coğrafyalara yayılması, daha uzun süre aktif kalması, larvaların gelişmesini kolaylaştıran ortamlar oluşturması olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin coğrafi olarak riskli kuşakta bulunduğunu ve özellikle Marmara, Ege ve Karadeniz’in nemli bölgelerinde köpeklerde pozitiflik bildirildiğinin altını çizerek Türkiye’den bugüne kadar birkaç adet enfekte insan vakası bildirildiğini iletti.

Dirofilaria repens teşhisinin ardından tedavi detayları hakkında bilgi veren Doç. Dr. Ersöz, temel yöntemin cerrahi ile parazitin çıkarılması olduğunun altını çizdi. İnsanda parazit çoğalamadığı için çıkarıldıktan sonra, tekrarlama riskinin düşük olduğunu, ek antiparaziter tedavinin çoğu zaman gerekmediğini, sadece çevrede başka bir sivrisinekten yeni bir bulaş olursa yeniden enfeksiyon olabileceğini ve mevcut enfeksiyonun kendi kendine tekrarlanmadığının bilgisini vererek açıklamalarını sonlandırdı.

Kaynak: Milliyet

REKLAM ALANI
Şehrin nabzını tutan, en son gelişmeleri anında sizlere ulaştıran sesimiz olmaya devam ediyoruz. Denizli’nin sesi olan Denizlim Haber ile şehre dair herşeyi keşfedin. Takipte kalın en yeni haberlerle güncel kalın.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.