Her cilt sorununa aynı anda etki eden içerik: Azelaik asit! ‘Çok yönlü çalışıyor’
Cilt bakımında trendler hızla değişse de bazı içerikler vardır ki popülerliğini geçici bir akım olmaktan değil, bilimsel etkinliğinden alıyor. Azelaik asitin de bu içeriklerden biri olduğunu söyleyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Özlem Vayvada, azelaik asidin yalnızca estetik değil, tedavi edici bir dermatolojik ajan olduğunu vurguluyor.

‘Cildin biyolojik dengesini hedef alıyor’
Dermatolojide uzun yıllardır kullanılan azelaik asit; akne, rosacea ve cilt tonu eşitsizlikleri gibi birçok yaygın cilt problemine aynı anda etki edebilmesi ile dikkat çekiyor. Bu aktif bileşen özellikle hassas ciltlerde dahi tolere edilebilir olması, onu dermatologların en sık önerdiği içeriklerden biri haline getiriyor. Azelaik asit; doğal olarak tahıllarda bulunan ve laboratuvar ortamında stabilize edilerek cilt bakımında kullanılan bir dikarboksilik asittir. Cildin mikrobiyal dengesini düzenleyerek çalışır. Akne oluşumunda rol oynayan bakterilerin çoğalmasını baskılar, iltihaplanmayı azaltır ve gözenek içinde biriken ölü hücrelerin uzaklaştırılmasına yardımcı olabilir.

Çok yönlü çalışıyor
Uzm. Dr. Özlem Vayvada’ya göre azelaik asidin en önemli özelliği, çok yönlü çalışmasıdır. Aynı anda hem antibakteriyel hem antiinflamatuvar hem de pigment düzenleyici etkiler gösterebilir. Bu nedenle yalnızca akne tedavisinde değil; akne sonrası izlerde, güneş lekelerinde ve hormonal renk düzensizliklerinde de destekleyici olarak kullanılır. Cilt bariyerini zayıflatmadan etki göstermesi, onu agresif asitlerden ayıran en önemli farktır.

“Düzenli kullanımda cilt tonu dengeleniyor ve doku iyileşiyor”
Azelaik asit, ciltte melanin üretimini kontrol eden tirozinaz enzimi üzerinde düzenleyici etki gösterir. Bu mekanizma sayesinde koyu lekelerin görünümünü hafifletmeye yardımcı olabilir. Ancak bu süreç anlık değil, kademeli ilerler. Düzenli kullanımda cilt yüzeyindeki renk eşitsizliklerinin azaldığı ve daha homojen bir görünüm oluştuğu gözlemlenir. Uzm. Dr. Özlem Vayvada, azelaik asidin sabır isteyen bir içerik olduğunu belirtiyor. İlk haftalarda hafif kuruluk görülebilir; bu durum genellikle cildin adaptasyon sürecinin bir parçasıdır. Uygun nemlendirme ile desteklenen rutinlerde bu etkiler kısa sürede dengelenir.

Bilinçli bir rutinle kullanılmalı
Azelaik asit genellikle %10–20 konsantrasyon aralığında formüle edilir. Temizlenmiş ve kuru cilde ince bir tabaka halinde uygulanmalı, göz çevresinden uzak tutulmalıdır. Azelaik asitin gündüz kullanımında herhangi bir sorun olmamasına rağmen mutlaka üzerine güneş kremi kullanılması gerekmektedir. Çünkü aktif içerikler, cildin çevresel faktörlere karşı hassasiyetini artırabilir. Akşam rutininde ise nemlendirici ile birlikte kullanılması cilt bariyerinin korunmasına yardımcı olur. Uzm. Dr. Özlem Vayvada, özellikle farklı asitlerin aynı anda kullanılmasının kontrolsüz yapılmaması gerektiğini vurguluyor. Güçlü retinoidler, yoğun kimyasal peelingler ve azelaik asidin aynı dönemde bilinçsiz kombinasyonu ciltte tahrişe yol açabilir.

“Her aktif içerik herkese uygun olmayabilir”
Azelaik asit genel olarak güvenli kabul edilse de bazı durumlarda dikkatli olunmalıdır. Açık yarası bulunan, egzama alevlenmesi yaşayan veya aktif dermatolojik enfeksiyonu olan kişilerin ürünü kullanmadan önce alanında uzman bir hekimden görüş alması gerekir. Hamilelik ve emzirme döneminde kullanılabilen bir içerik olmasına rağmen her bireyin tıbbi geçmişi farklıdır. Bu nedenle kişisel değerlendirme yapılmalıdır. Aşırı hassas cilt yapısına sahip kişilerde ise kullanım sıklığı dermatolog önerisine göre ayarlanmalıdır.

“Cilt bakımında içerik değil, bilinç belirleyicidir”
Azelaik asit; doğru kullanıldığında cilt sağlığını destekleyen güçlü bir dermatolojik bileşendir. Ancak popülerleşen her aktif içerikte olduğu gibi kontrolsüz kullanımın, beklenen faydanın aksine cilt bariyerini zayıflatabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Özlem Vayvada, sözlerine şöyle devam etti: “Cilt bakımında en önemli adım, kişinin kendi cilt yapısını tanımasıdır. Azelaik asit etkili ve güvenli bir içeriktir; ancak herkes için aynı rutin geçerli değildir. Dermatolog kontrolünde planlanan kullanım, hem etkinliği artırır hem olası hassasiyetleri önler. Bilinçli cilt bakımı her zaman daha sağlıklı sonuçlar doğurur.”
Kaynak: Milliyet