Dolar 43,8581
Euro 51,6871
Altın 7.252,34
BİST 14.050,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 13°C
Az Bulutlu
Denizli
13°C
Az Bulutlu
Sal 16°C
Çar 10°C
Per 10°C
Cum 10°C

Kurgu değil gerçek! Sivas dağlarında bir Kurt Adam: Eksi 30’da ne elektrik ne su var

 Sivas’ın kırsal bölgesinde yaşayan 54 yaşındaki Murat Beysun, hayatına Çekoslovak kurt köpekleri ve yırtıcı kuşlara bakarak doğada devam ediyor.

Kurgu değil gerçek! Sivas dağlarında bir Kurt Adam: Eksi 30’da ne elektrik ne su var
REKLAM ALANI
18.02.2026 13:48
40

Beysun, diş teknisyenliğinden emekli olduktan sonra Kovid-19 salgını döneminde şehir hayatını terk edip Sivas merkeze 20 kilometre mesafedeki bir bölgeye yerleşti

Çocukluk yıllarında ailesiyle sık sık kırsal alanda kurdukları çadırda vakit geçiren Beysun, doğayla iç içe yaşama tutkusunu sürdürüyor.

ARA REKLAM ALANI

Beysun, tüm ihtiyaçlarını doğal yöntemlerle karşıladıklarını, elektrik kullanmadıklarını, suyu dereden taşıdıklarını, ekmek ve yemeklerini odun ateşinde hazırladıklarını söyledi.

“Böyle bir yaşam içimize işledi. İnsan gözünün gördüğünü arıyor. Biz de bu yaşantıya sevdalandık.” diyen Beysun, eski alışkanlıklarını bırakamadığını ifade etti.

Beysun, hayvanlarıyla 50-60 hanenin bulunduğu sakin bir bölgede yaşadığını, komşuluk ilişkilerinin güçlü olduğunu dile getirdi.

Kurt beslemesi nedeniyle bugüne kadar herhangi bir tepkiyle karşılaşmadığını belirten Beysun, görünüşü tamamen kurda benzeyen Çekoslovak ırkının genetik olarak yüzde 70 kurt, yüzde 30 Alman çoban köpeği özellikleri taşıdığını kaydetti.

Beysun, bu cinsin saldırganlık ve itaatsizlik dışında köpek gibi yaşadığını ancak karakter olarak kurt özelliklerini koruduğunu vurguladı.

Köpeklerin çok az havladığını, genellikle uluduğunu ve sürü psikolojisiyle hareket ettiğini anlatan Beysun, yavru bakımında da beraberlik içinde hareket ettiklerini söyledi.

Yavruların bakımını tüm sürünün üstlendiğini belirten Beysun, “Bağlanamazlar, kafese kapatılamazlar, özgürlükleri kısıtlanamaz. Bu ırka gönül veren kişi adeta yaramaz bir çocuk bakar gibi sürekli yanında olmalı.” dedi.

 

HAYVANLAR YASAL İZİNLERE SAHİP

Doğada yaşayan canlıları sahiplenmenin ağır cezaları bulunduğunu dile getiren Beysun, hayvanlar için yasal izinleri Doğa Koruma ve Milli Parklar ile İl Tarım ve Orman müdürlükleri üzerinden aldığını ifade etti.

Beysun, çocuklarının ısrarı üzerine yaklaşık 1,5 yıl önce video platformu YouTube’da bir kanal oluşturduğunu, bu sayede 200 bin takipçiye ve 155 milyonu aşkın görüntülemeye ulaştığını belirtti.

Vaktinin çoğunu hayvan bakımına ayırdığı için sosyal medya yönetimine yeterli ilgiyi veremediğini anlatan Beysun, paylaştığı videoların kurgu olmadığını vurguladı.

Beysun, bu sayede kullanıcıların kendisini ilgiyle takip ettiğini, hayvanların her birinin ayrı bir hayran kitlesine sahip olduğunu söyledi.

 

İLK YASAL ŞAHİN ÜRETİMİNİ GERÇEKLEŞTİRDİ

Yalnızca kurt köpekleri değil, yırtıcı kuşlar da beslediğini kaydeden Murat Beysun, 3 şahin ve 1 kartalı bulunduğunu ifade etti.

Şahinlerinden bir çifti eşleştirerek Türkiye’de ilk yasal şahin üretimini gerçekleştirdiğini anlatan Beysun, “Toyga da onlardan biri. Ayak yüzük numarası 58 ile başlıyor. Bu benim için gurur verici bir olay.” diye konuştu.

Yırtıcı kuşlarla tanışmasının ilginç bir hikayeye dayandığını söyleyen Beysun, Almanya’dan gelen bir arkadaşının kendisine “Tilla” adlı kuşu hediye ettiğini dile getirdi.

O günden beri kuşlara da ilgi duyduğunu ifade eden Beysun, “Toyga, Türkiye’nin ilk yasal üretilmiş şahini. Onu elimde büyüttüm, 5 ay boyunca ev ortamında televizyon izledi, her ortama girdi çıktı. Çok sosyal bir hayvan. İleride Türk sinemasında da yer almasını istiyorum.” ifadelerini kullandı.

 

KIŞIN ZORLU KIŞ ŞARTLARINA RAĞMEN YAŞAMINA DOĞADA DEVAM EDİYOR

Beysun, doğada yaşama gönül verdiğinden beri hayvan sayısının arttığını, farklı ülkelerden gelen kurt köpekleri ve yavrularıyla sürüdeki hayvan sayısının 8’e ulaştığını kaydetti.

Bulunduğu bölgede kışın hava sıcaklığının sıfırın altında 30 dereceye kadar düştüğüne dikkati çeken Beysun, her gün kar temizleyip yolları açtığını, sürekli dışarıdaki sesleri dinleyerek yarı uykulu halde yaşadığını dile getirdi.

Şehir merkezinde yaşayan ailesinin hafta sonları ve tatillerde yanına geldiğini belirten Beysun, onların desteği olmadan bu yaşamı sürdüremeyeceğini söyledi.

Hayvanların beslenmesinin de zahmetli olduğunu anlatan Beysun, yırtıcı kuşları bıldırcın ve hindi etiyle beslediğini, bu ürünleri de farklı şehirlerdeki güvenilir üreticilerden temin ettiğini kaydetti.

Kurt köpekleri için ise pirinç, mercimek ve sebzelerle hazırlanan özel karışımlara kemik ve mevsimine göre et veya kuru mama eklediğini dile getiren Beysun, hayvanlarını günde 2 öğün beslediğini ve özellikle akşam öğünlerini daha yoğun tutmanın hayvanlara soğuk gecelerde dayanıklılık sağladığını anlattı.

Beysun, kuşlarını normal şartlarda doğada uçurarak beslediğini ancak kışın yabani yırtıcıların saldırı riskine karşı doğaya çıkarmadığını söyledi.

 

TÜRK KÜLTÜRÜNE SAHİP ÇIKIYOR

Kurdun Türk kültüründe önemli yeri olması nedeniyle bu hayvanı sahiplendiğine işaret eden Beysun, bozkır yaşamında yırtıcı kuşların en iyi avlanma yöntemi ve güç sembolü olarak görüldüğüne dikkati çekti.

Yaptıklarını unutulmaya yüz tutmuş gelenekleri yaşatma çabası olarak değerlendiren Beysun, ataların bilinmezliğe doğru yaptıkları yolculukların bugün de insanlara umut verdiğini kaydetti.

Türk kültürüne ve sembollerine sevgisini dile getiren Beysun, 2007 yılında geleneksel Türk okçuluğuyla ilgilenmeye başladığını söyledi.

1/62
2/62
3/62
4/62
5/62
6/62
7/62
8/62
9/62
10/62
11/62
12/62
13/62
14/62
15/62
16/62
17/62
18/62
19/62
20/62
21/62
22/62
23/62
24/62
25/62
26/62
27/62
28/62
29/62
30/62
31/62
32/62
33/62
34/62
35/62
36/62
37/62
38/62
39/62
40/62
41/62
42/62
43/62
44/62
45/62
46/62
47/62
48/62
49/62
50/62
51/62
52/62
53/62
54/62
55/62
56/62
57/62
58/62
59/62
60/62
61/62
62/62

Beysun, evinin içerisinde ve etrafında bulunan motif ve sembollerin eski Türk inançlarından geldiğini ancak çoğu kişinin bunun farkında olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

“Bu doğrultuda hayvanların isimlerini de özel olarak seçtim. Kurtlarıma ‘Boz’, ‘Şayen’, ‘Dikkulak’, ‘Börte’, ‘Abray’, ‘Kunt’, ‘Yula’ ve ‘Aşina’ adlarını verdim. ‘Boz’ ismi bozkurdu simgeliyor. ‘Şayen’ savaşçı bir kabileyi temsil ediyor. ‘Dikkulak’ ise yavrular arasında belirgin kulak yapısı nedeniyle bu adı kazandı. ‘Börte’ zeki, ‘Abray’ denizlerin hakimi, ‘Kunt’ iri yapılı, ‘Yula’ rüya ruhu anlamına geliyor. ‘Aşina’ ise Göktürk hanedanına atıfta bulunuyor.”

Beysun, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.” vecizesini şiar edindiğine değinerek, “O damarlarınızdaki asil kan birçok engeli, zorluğu atlatmamızı sağlar.” dedi.

Kaynak: Milliyet

REKLAM ALANI
ETİKETLER: , , , ,
Şehrin nabzını tutan, en son gelişmeleri anında sizlere ulaştıran sesimiz olmaya devam ediyoruz. Denizli’nin sesi olan Denizlim Haber ile şehre dair herşeyi keşfedin. Takipte kalın en yeni haberlerle güncel kalın.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.