‘Müzeler izleyiciyle birlikte yaşar’
İş Sanat Genel Müdürü Zuhal Üreten, İRHM’nin çocuklardan yetişkinlere uzanan çok katmanlı yapısını, müzelerin üretken alanlara dönüşme hedefini ve “Herkes için sanat” yaklaşımını anlattı.
Seray Şahiner- İSTANBUL İş Sanat, İş Bankası Resim Heykel Müzesi ile İş Kuleleri’ndeki galeri ve konser salonunda sanatseverleri bir araya getirmeyi sürdürürken her yaştan izleyiciye yönelik seminerler ve sanat atölyeleriyle bir öğrenme ve üretim alanı açıyor. Çocuklardan yetişkinlere uzanan nitelikli programlarıyla müzeleri eserlerin sergilendiği mekânlar olmaktan çıkararak sanatın birlikte deneyimlendiği ve paylaşıldığı yaşayan alanlara dönüştürüyor. İş Sanat Genel Müdürü Zuhal Üreten ile öğrenme programlarını konuştuk…

Öğrenme programlarında çerçeveyi nasıl çiziyorsunuz?
İş Bankası’nın kurulma temellerinde toplumsal katkı önceliği vardır. Bankanın 100 yılı aşan tarihi boyunca, köklerden gelen; eğitime ve öğretime katkı filizi söz konusudur. Bugün onun meyvelerini gördüğümüz ve ikram ettiğimiz bir döneme geldik. 2007’den itibaren Eminönü’ndeki İş Bankası Müzesi’yle büyük deneyim kazandık. İlkokul çocuklarında biriktirme alışkanlıklarından üniversitede finansal okuryazarlığa çok geniş yelpazede atölye deneyimi edindik.
Çocuklara yönelik programlar çok ilgi görüyor, burası sanatta bir eğitim alanına da dönüştü…
Çocukların öğrendiklerini destekleyecek ya da okulda öğrenmedikleri ama hayatta lazım olacağını düşündüğümüz atölyeler tasarlamayı, koleksiyon üzerinden bilgi aktarmayı sevdik. Müzeler, eserleri koyduğunuz ve gelenlere gösterdiğiniz bir kutu değil. Müzelerin üretim yapması, izleyiciyle etkileşime geçmesi gerekiyor. Öğrenme programlarının hayalini hep kurduk, hazırlığını yaptık. İRHM’nin öğrenme programları geçmişten gelen hevesin ve hazırlığın sonucudur.
İş Sanat olarak öğrenme programları kapsamında önceliğiniz neler?
Önceliğimiz çocuklar… Onların sanat sevgisine katkı sağlayacak programlarla başladık. Sonra ebeveynlerin, özellikle annelerin çocuklarına küçük yaşta sanat sevgisi ve bilgisi aşılama konusundaki arzusuyla karşılaştık. Okullarla iş birliği yaptığımız atölyelerin yanı sıra bireysel talepler geldi. Atölyelerimiz çok ilgi görüyor; özellikle 3-5 yaş arası atölyelerle ilgili talebi tarif edemiyorum.
Yetişkinler için de sinemadan sanat tarihine edebiyattan arkeolojiye çok kapsamlı bir içerik sunuyorsunuz.
Öğrenme, anlama ve bildiğini pekiştirme ihtiyacı; uzmanların ağzından süzülmüş bilgiyle buluşma arzusunu gördük. Başka sanat dallarında da faaliyet göstermemizin avantajlarını kullandık; çok disiplinli konuşmalar, seminerler, sertifika programları yapmaya başladık. Black Box’ta sanat tarihinden mimariye, tiyatrodan müziğe, popüler kültürden geleneksel sanatlara kadar geniş yelpazede programlarımız oluyor. Müzelerin üretken olması gerekiyor. Ulaştığınız kitlenin çeşitlenmesi, kapsayıcılığının artması; müzeden ilham alan kişilerin sayısını artırmamız bizim de onlardan ilham almamız gerekiyor.

Anadolu’da da herkes için sanat
Anadolu Sergileri’nde banka şubelerini birer sanat galerisine dönüştürdünüz. Nasıl doğdu bu fikir?
Geçmişte biri bana “İş Bankası şubeleri muhtemelen Anadolu’nun ilk sanat galerileri olabilir” demişti. Banka, sanat eseri almaya başladığında bunları şubelerin duvarlarına asmış. Anadolu’daki insanların büyük bölümünün gerçek bir sanat eseriyle karşılaştığı yer, kuvvetle muhtemel İş Bankası’ydı. Koleksiyonun gördüğü ilgiyle, izleyicinin de bu konudaki yüksek beklentisini hissedince ne yapabileceğimizi düşündük. Denizli Çal ile deneyelim dediğimiz Anadolu Sergileri’ni Milas, Gelibolu, Kocatepe, Antakya, Midyat, Edremit, İznik ve Pozcu ile devam ettirdik. En sevdiğimiz işimiz Anadolu Sergileri olabilir. Yepyeni kitlelerle buluşma fırsatı bulduk, öğrenme programlarımızın sınırını İstanbul’un dışına taşıyabildik. Bu sergiler devam edecek.
Kaynak: Milliyet