Dolar 36,4487
Euro 38,2754
Altın 3.392,57
BİST 9.592,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 13°C
Hafif Yağmurlu
Denizli
13°C
Hafif Yağmurlu
Per 13°C
Cum 16°C
Cts 17°C
Paz 15°C

Sanat üretmeyen toplum kolsuz kanatsızdır

Röportaj Dr.Mayis Alizade / Yeniçağ 1988 yılında Rusya`nın Rostov kentinde doğdu. Müzik eğitimini Bakü`deki Cafer Cabbarlı Okulu`nda gördü.2006 yılında İstanbul Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünden mezun oldu. 2011 yılında katıldığı …

Sanat üretmeyen toplum kolsuz kanatsızdır
26 Şubat 2025 17:16

Röportaj Dr.Mayis Alizade / Yeniçağ

1988 yılında Rusya`nın Rostov kentinde doğdu. Müzik eğitimini Bakü`deki Cafer Cabbarlı Okulu`nda gördü.2006 yılında İstanbul Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünden mezun oldu. 2011 yılında katıldığı No land Grubu`ndaki müzik çalışmalarını sürdürüyor.

Yeniçağ: Müzik sizin için ne ifade ediyor, müzikle uğraşmanızım anlamı ne; manevi taleplerinize yanıt verme mi, herkesten farklı bir sanat ortaya koyma mı, hobi mi?…

Kamil Hacıyev: Benim için dünyayla aramda mevcut olan bağla kendimi keşfetmenin ve ifade etmenin bir aracıdır. Ancak kuşkusuz ku, sadece “keşfetme” anlamıyla sınırlı kalmayıp aynı zamanda insanlarla olan bağlarımı da güçlendiriyor. Onun içimn müzik dünyasının içinde olmak,her gün en az 10-12 saatimi müzik çalışmalarına vermemin bir çok nedeni ve aynı zamanda anlamı vardır. Kendimi bu alanda mutlu hissettiğim için buradayım.

Yeniçağ: Sanata nereden geldiniz; sanat mı sizi kendine çekti yoksa siz mi dünyaya sanatla uğraşmak, sanat oluşturmak için geldiniz? İnancınız hangisinden yana?

Kamil Hacıyev: Bildiğiniz üzere sovyet zamanından anne-babalar kız çocuklarına çeyiz olarak piyano da hediye ederdi. İyi ki benim anneme de hediye etmişler. İkiz kardeşim oturmayı piyanonun üzerinde öğrendi dersem mübalağa etmem. Ben ise kemana ilgi gösterdim. Ben kemana devam ederken ikiz kardeşimle piyanonun eşliğinde şarkılar söylemeye başladık. Sesimiz de neredeyse aynıydı. Daha sonra yollarımız ayrıldı; ikiz kardeşim doktor olmayı yeğlerken ben yoluma müzikle devam ettim. Doktor kardeşim halihazırda da bazı özel durumlarda piyano eşliğinde şarkılar söylüyor. Onun için sanatın beni sadece kendine taraf çekmekle yetinmeyip peşinden sürüklediğini söylersem asla mübalağa etmem. Bu bağlamda kendimi hep sanatıma borçlu hissedeceğim. Müzik dünyasının derinliklerine indikçe çeşitli eserler ortaya koydum, sanat alanındaki felsefem ve dünyaya bakışım şekillendi. Yani beni peşinden sürekleyen sanat üretmem için de sınırsız alanlar açtı. Halihazırda o alanların içinde şimdiye kadar yapılmamış ve herkesten daha farklı eserler üreteme peşindeyim.

Yeniçağ: Sanatın hangi türlerini tercih ediyorsunuz; ortaya koyduğunuz eserler ve çalıp okuduğunuz şarkıların ağırlıklı olarak türü ne acaba?

Kamil Hacıyev: Sanatın farklı türlerine ilgimi her zaman olmuştur, şimdi daha fazla vardır. Nasıl bir yazar,bir gazeteci çok mutalaa etmeden ortaya kaliteli çalışmalar koyamıyorsa,aynı durum müzisyenler için de geçerlidir.Dinlediğim müzik türlerinin yaptığım besteler üzerinde etkisinin bulunması da doğal ve hatta kaçınılmazdır. Bizim türümüzü “Etnik harmanlama” olarak nitelendirmem gerekir. Yani farklı ülkelerden gelen esintileri kendi müziğimizi temel alarak harmanlamak. Onun için sadece türler değil tınılardan tutun da kelimelere kadar bizim çalışmalarımızda en ufak detayın bile önemi vardır.

Yeniçağ: Türkiye’de genel kanı müzik sanatının bir çok alanında Azerbaycan`ın buradan daha önde olduğu. Bununla ilgili ne söylemek isterdiniz?

Kamil Hacıyev: Bu bakış açısı gerçeği önemli ölçüde yansıtmaktadır. Bunun bir çok nedeni vardır. Bir tanesi Azerbaycan`ın Batı tarzı çok sesli müzikle çok daha erken tanışmasıdır. Şark`ın ilk operasının ilk kez 1908 yılındaki Bakü`deki Takiyev tiyatrosunda sergilendiği bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. Sonra Milli Marşımızı da besteleyen Üzeyir Hacıbeylı daha 23 yaşındayken Türk dillerinin zirvedeki şairi Muhammed Fuzuli`nin Leyla ile Mecnun manzum romanı temelinde Batı tarzlı opera bestelemiştir. Operadaki milli unsurlar bugün de herkesi hayretler içinde bırakmaktadır. Onun için sadece biz değil Batılılar da hala inceliyorlar. Türkiye`de de defalarca sahnelendiğini biliyoruz. Sovyet zamanında Azerbaycan`dan gelmiş Niyazi, Fikret Emirov, Arif Melikov v.d. Azerbaycanlı besteci ve orkestra şeflerinin Türkiye`de çok sesli müziğin gelişmesine büyük katkılarının olduğunu uzmanların tamamı biliyor.

Yeniçağ: Beste yaparken veya söylerken-çalarken söz sanatından hangi ölçüde etkileniyorsunuz? En çok hangi türlerde eserler okuyor ve etkileniyorsunuz; şiir, roman, dram?

Kamil Hacıyev: Yaratıcı dünyanın doğası bir kadar farklı. Herhangi bir duygu sizi sardığında yazıya dökmek veya beste yapmak tam yerinde olmalı diye düşünüyorum. Erken yapınca da istediğiniz gibi olamayabilir, geç yaptığında duygunun etkisi azalabilir. Ağırlıklı olarak dışarda bulunmamdan dolayı beni daha çok özlem üzerine kaleme alınmış dizeler, roman ve öyküler etkiliyor, yapıtlarıma da o duygularımı yansıtmaya çalışıyorum. Varoluşsal soru ve sorunların yansıtıldığı eserler ve aşkın çarpıcı dille yazılmış öykü ve romanları beni çok etkiliyor. Onlardan etkiler yaptığım eserler kendimle hesaplaşmamdır bir nevi.

Yeniçağ: Türkiye’deki çalışmalarınızla ilgili okurlarımzı bizzat kendinizin bilgilendirmenize ne dersiniz?

Kamil Hacıyev: 14 seneden bu yana üyesi olduğum No land müzik grubunun üçüncü albümünü çıkarmak üzereyiz. Sanatseverlerin dinlemesini çok istiyorum. Farklı bir çok sesin birraya geldiği müzik grubumuzun şarkılarını, ne saklayayım, bazen salona inip dinlemek istiyorum. Sergilediğimiz sahne performanslarımızının etkili olduğuna inanıyoruz. Seyircilerimizi canlı konserlerde görmek istiyoruz. Bunun için neden de mevcut,İstanbul`da neredeyse her ay konserimiz oluyor. Bunun dışında Türkiye`nin 2-3 önemli kentine turnelere çıkarken bazen Azerbaycan`ın başkenti Bakü`de de konserler veriyoruz. Azerbaycanlı sanatseverlerin No land Grubu`na sadakatını özellikle vurgulamk isterdim. İnsanlar bizi daha fazla dinlemesi yeni eserler ortaya koymamamıza teşvik ediyor. Üretimsiz bir dünyanın renksiz olacağını herkesin bildiğine inanıyorum. Onun için üretmek bizim en büyük isteğimizdir. Çünkü sanat her bir toplumun kolu ve kanadıdır, kolsuz-kanatsız toplumun durumunu insanlar düşünsün.

Şehrin nabzını tutan, en son gelişmeleri anında sizlere ulaştıran sesimiz olmaya devam ediyoruz. Denizli’nin sesi olan Denizlim Haber ile şehre dair herşeyi keşfedin. Takipte kalın en yeni haberlerle güncel kalın.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.