Dolar 43,5040
Euro 51,5013
Altın 7.086,56
BİST 13.875,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 13°C
Açık
Denizli
13°C
Açık
Çar 15°C
Per 16°C
Cum 16°C
Cts 18°C

Bademcik ameliyatı 5 yaşındaki kızı hayattan kopardı! Ölümün ardındaki ‘tek gece’ detayı

Henüz 5 yaşındaydı ve uyku apnesiyle mücadele ediyordu. Doktorlar çözüm olarak bademcik ve geniz eti ameliyatı önerdi. Kısa sürede atlatılacağı düşünülen ameliyatın ardından küçük kız defalarca kustu, durumu giderek ağırlaştı. Günler sonra yaşananlar ise ‘basit’ denilen bir operasyonun nasıl geri dönüşü olmayan bir trajediye dönüştüğünü ortaya koydu. Peki, 5 yaşındaki çocuğun ölümü gerçekten önlenebilir miydi?

Bademcik ameliyatı 5 yaşındaki kızı hayattan kopardı! Ölümün ardındaki ‘tek gece’ detayı
REKLAM ALANI
29.12.2025 08:24
86

Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr – İngiltere’de yaşayan 5 yaşındaki Amber Milnes, geceleri rahat nefes alamıyor, uykusunda sık sık uyanıyordu. Doktorların koyduğu teşhis netti, uyku apnesi. Çözüm ise tıpta oldukça sıradan kabul edilen bir müdahaleydi; bademcik ve geniz eti ameliyatı. Ailesi için bu, korkutucu değil, aksine ‘yapılır ve geçer’ denilen bir süreçti. Ancak Amber’i diğer çocuklardan ayıran önemli bir detay vardı. Küçük kız, ‘Tekrarlayan Kusma Sendromu’ tanısıyla takip ediliyordu. Bu nedenle ailesi, ameliyat sonrası en az bir gece hastanede gözetim altında tutulacağını düşünüyordu. Kusma riski vardı, ağızdan ilaç almak her zaman mümkün olmayabilirdi. Kısacası, biraz daha dikkat gerekiyordu.

Ameliyat planlandığı gibi geçti. Her şey yolundaydı. Ta ki birkaç saat sonra verilen taburcu kararına kadar. Amber, beklenenden çok daha erken bir şekilde evine gönderildi. Bu erken taburculuk, zincirleme bir sorunu da beraberinde getirdi: Küçük kız, kusma riski nedeniyle ağrı kesici ve bulantı önleyici ilaçlarını ağızdan alamadı. Günler ilerledikçe Amber’in durumu kötüleşti. Ameliyattan sadece birkaç gün sonra ailesi onu yeniden hastaneye götürdü. Bu kez tablo çok daha ağırdı. Doktorlar, bademciklerinin alındığı boğaz bölgesinde enfeksiyon kaynaklı olduğu değerlendirilen ölümcül bir kanama tespit etti.

ARA REKLAM ALANI

AMELİYATTAN SONRA KUSMAYA BAŞLADI

Tüm müdahalelere rağmen küçük Amber kurtarılamadı. Yetkililer, 5 yaşındaki çocuğun ameliyattan dört gün sonra, boğaz bölgesindeki bir kan damarının yırtılması sonucu hayatını kaybettiğini açıkladı. Amber’in anne ve babası ise kızlarının ölümünün önlenebilir olduğunu düşündü. Aile, erken taburcu kararının ve ameliyat sonrası yeterli takibin yapılmamasının bu trajik sonuca yol açtığı gerekçesiyle hastane yönetimi hakkında resmi şikayette bulundu.

Olayla ilgili yürütülen ve iki gün süren soruşturmanın ardından yetkililer bir soruya net cevap veremedi:Küçük kızın hastanede bir gece daha gözetim altında tutulması ya da daha erken aşamada bulantı önleyici ilaçlar verilmesi, ölümünü engelleyebilir miydi? Bu sorunun yanıtı belirsiz kaldı. Ancak adli tabibin raporu, ölümün nedenine dair çarpıcı bir ayrıntıyı ortaya koydu. Raporda, Amber’in ölümünün ameliyat sırasında yırtılan bir atardamara enfeksiyonun ulaşması sonucu meydana geldiği ifade edildi. Bu değerlendirme, olayın yalnızca ameliyatla değil, ameliyat sonrası süreçte yaşananlarla da doğrudan bağlantılı olabileceği ihtimalini güçlendirdi.

AİLE UYARDI AMA DİNLENMEDİ 

Soruşturmada Amber’in uyku apnesi rahatsızlığı nedeniyle bademcik ve geniz etinin alınması için hastaneye sevk edildiğini anlatan annesi, kızının döngüsel kusma sendromu nedeniyle ameliyattan sonra hastanede kalması gerektiğini defalarca dile getirdi. Nadir görülen bu durumu korkunç olarak nitelendiren acılı anne Amber’in ameliyattan sonra saatlerce her on dakikada bir şiddetli bir şekilde kustuğunu söyledi.

Küçük Amber ilk teşhisini 2 yaşında almıştı ve o günden beri 3 yıldır doktor doktor geziyordu. Hem büyük oğulları hem de küçük kızları aynı sendromla mücadele ettiği için Milnes ailesi bu konuda oldukça bilinçliydi. Daha önce oğulları bademcik ameliyatı olmuş ve sağlığına kavuşmuştu küçük Amber için de aynı şeyi ümit etmişlerdi. Ancak bir fark vardı; abisi geceyi hastanede geçirmişti, Amber ise aynı gün taburcu edilmişti. Yaşanan bu üzücü kaybın ardından Milnes ailesi bademcik ameliyatı geçiren başka çocukların sonu kızlarınınkine benzemesin diye sosyal sorumluluk projesi başlattı ve var güçleriyle başka aileleri bilinçlendirmek için çalışıyorlar.

BASİT BİR AMELİYAT OLARAK GÖRÜLÜYOR AMA…

Bademcik ameliyatı sonrası hayatını kaybeden 5 yaşındaki küçük kızın yaşadıkları ise bu akıllara basit bir ameliyat olarak görülen bu operasyonun perde arkasını sorgulattı. Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Murat Ulusan bademcik ve geniz eti ameliyatı hakkında detaylı bir bilgi aktarımında bulundu. Açıklamalarına bu ameliyatın risklerini anlatarak başlayan Prof. Dr. Murat Ulusan, “Bademcik ve geniz eti, kulak burun boğaz alanının en sık yapılan ve başarı oranı çok yüksek cerrahileridir. Genel olarak güvenli kabul edilirler; ancak her cerrahi işlem gibi sıfır riskle yapılamazlar. En önemli risk ameliyat sonrası kanamadır. Bu oran merkezden merkeze değişmekle birlikte genellikle bademcik ameliyatlarında yüzde 1–3 arasında, geniz eti ameliyatlarında ise yüzde 1’in altındadır. Ancak eğer hasta ameliyat sonrası yeterli sıvı almazsa, hastanın ağrısı kontrol altına alınmazsa, tekrarlayan kusmalar veya şiddetli reflü gibi ek durumlar engellenemezse bu riskler artabilmektedir. Günümüzde anesteziye bağlı komplikasyonlar da modern anestezi yöntemleri sayesinde oldukça az görülmektedir” dedi.

Standart hastalarda ameliyat sonrası en az 6-8 saatlik gözlem önerildiğini ve bu süreçte çocuğun uyanır, sıvı alabilir hale gelmesi ve kanama bulgusu yoksa taburcu edilebilmesinin mümkün olduğunu ileten Prof. Dr. Ulusan istisnası bir duruma dikkat çekti. Uyku apnesi olan, -3 yaş altındaki hastalarda- veya ek hastalıkları bulunan çocuklar mutlaka bir gece hastanede kalmalı.

Bademcik ameliyatı sonrası enfeksiyonun aslında nadir görülen bir durum olduğunu ve düzenli sıvı alımı, doğru ağrı yönetimi ile bu riskin daha da azaltılabileceğini ileten Prof. Dr. Ulusan, ailelerin özellikle dikkat etmesi gereken belirtileri şu şekilde sıraladı:

– Yüksek ateş,
– Ağız içinde kötü koku veya artan ağrı,
– Çocuğun ağızdan sıvı alamayacak kadar halsizleşmesi, bu bulgular varsa aileler mutlaka sağlık kuruluşuna başvurmalı.

Amber Milnes vakasında da görüldüğü gibi ameliyat sonrası kan damarında yırtılma veya ciddi kanamanın nadir bir komplikasyon olup olmadığını sorduğumuzda ise Prof. Dr. Ulusan şu açıklamada bulundu:

“Ciddi kanama, özellikle büyük damarlarda yırtılma gibi ağır tablolar son derece nadirdir. Bu düzeyde bir komplikasyonun, yani ölümcül diyebileceğimiz bir kanamamın görülme sıklığı literatürde 10 bin 000 – 100 bin vakada bir olarak farklı çalışmalarda farklı oranlarda raporlanmıştır. Yani özetle yüz binlerce ameliyatta ancak birkaç kez rapor edilen bir durumdur. Bu nedenle kamuoyunun bu tip trajik vakaların oldukça istisnai olduğunu bilmesi önemlidir.”

‘DENEYİMLİ EKİPLER TARAFINDAN BU AMELİYAT YAPILMALI’

Açıklamalarını uyku apnesi (Obstrüktif Uyku Apnesi Sendromu) olan çocuklarda hem anestezi sırasında hem de ameliyat sonrasında solunumla ilgili risklerin bir miktar artabileceğini bu nedenle ameliyatların çocuk anestezisi konusunda deneyimli ekipler tarafından yapılması gerektiğini söyleyerek ameliyat sonrası sürece de dikkat çekti.

“Tekrarlayan Kusma Sendromu (Cyclic Vomiting Syndrome (CVS)), belirli aralıklarla ortaya çıkan, nedeni tam bilinmeyen fakat migrenle ilişkili olduğu düşünülen tekrarlayıcı şiddetli bulantı ve kusma ataklarıyla seyreden bir hastalıktır. Hastaların ataklarının her gün olması beklenmez, aralarda tamamen sağlıklı hissettikleri dönemler vardır. Ancak bu hastalık hastaları ömür boyu etkileyebilmektedir. Bu tür hastalarda ameliyat sonrası bakım planı daha hassas yapılır çünkü: Kusma, ameliyat bölgesinde kanamayı tetikleyebilir, sıvı dengesinin bozulması iyileşmeyi olumsuz etkileyebilir ve ağrı kesicilerin seçimi ve mide koruyucu tedaviler daha dikkatle planlanır. Bu nedenle CVS gibi özel durumları olan çocuklarda taburculuk aceleye getirilmez; çocuk stabil hâle gelene kadar doktor tarafından yakından izlemeleri önerilir.” Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Pınar Karadeniz

Kaynak: Milliyet

REKLAM ALANI
Şehrin nabzını tutan, en son gelişmeleri anında sizlere ulaştıran sesimiz olmaya devam ediyoruz. Denizli’nin sesi olan Denizlim Haber ile şehre dair herşeyi keşfedin. Takipte kalın en yeni haberlerle güncel kalın.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.