Dolar 46,4588
Euro 53,1018
Altın 6.252,13
BİST 14.729,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 28°C
Hafif Yağmurlu
Denizli
28°C
Hafif Yağmurlu
Paz 31°C
Pts 33°C
Sal 33°C
Çar 34°C

Dünya Kupası sonrası Montella tartışması! Milliyet Gazetesi yazarları A Milli Takım’ı değerlendirdi

2026 Dünya Kupası’nda Montella formsuzdu. Ancak kalıp gitmesi konusunda farklı görüşler ortaya çıktı. Bilal Meşe, teknik adamın Türk olması konusunda görüş belirtti. Cemal Ersen, Halil Özer, “Kalsın”, Erbatur Ergenekon ve Veli Yiğit, “değişim” dedi. Mert Aydın ile Burcu Kapu ise TFF Yönetimi’nin ayrılıp, yeni bir hoca kararı alması görüşünde birleşti.

Dünya Kupası sonrası Montella tartışması! Milliyet Gazetesi yazarları A Milli Takım’ı değerlendirdi
REKLAM ALANI
22.06.2026 07:36
37

2026 Dünya Kupası’na grup aşamasında veda eden A Milli Takım’da Teknik Direktör Vincenzo Montella’nın geleceği tartışma konusu oldu. Milliyet Gazetesi yazarlarından Bilal Meşe, Halil Özer, Cemal Ersen, Erbatur Ergenekon, Veli Yiğit, Mert Aydın ve Burcu Kapu, İtalyan çalıştırıcının durumunu değerlendirirken farklı görüşler ortaya koydu.

HALİL ÖZER: TEK DEĞİŞMEYEN TAKIMCILIK BASKISI

ARA REKLAM ALANI

 Dünya Kupası başarısızlığı bu takıma olan güvenimi sarsmıyor. Elbette eleştiri olacak. O ayrı. Ama yeni bir organizasyon kesinlikle lazım. Öncelikle takımın belirli bölgelerine adam bulmak şart.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

 

Hep santrfor diyoruz ama bu turnuvada stoper konusu bas bas bağırdı. Artık yaşlanan ağırlaşan adamların yerine, daha hareketli genç futbolcuları takıma yavaş yavaş yerleştirmek gerekiyor. Orta saha keza öyle.

Olan bu bölge eksikliğinde o bölgede oynamak zorunda kalan çocuklara oluyor. Örneğin Kerem’den Haaland olmasını bekleyemezsiniz ya da Barış’tan… Yani takımın tam iskeleti ile fazla oynamadan, yeniden yapılanma şart.

Yani o bölgede sadece Ferdi olmamalı. Adamın kötü günü olabilir, sakatlığı olabilir. Her şeyimiz Arda’nın sol ayağına bakmamalı, alternatif oyun düzeni elimizde olmalı.

Bunları yapacak kişi tabii ki teknik direktör. Ve TFF’nin organizasyonları. Montella geldiğinden bu yana sadece bu iki maçta başarısız oldu. Bunun nedenlerini o da iyi tahlil etmeli. Artık kırılgan olmayan, baskıyı kaldırabilecek milli takım yaratmalı. Ve Dünya Kupası’nın her anı iyi incelemeli, “Nerede hata yaptık?” diye.

Yani ben kalmalı diyorum. Adam istediğimiz bütün hedeflere ulaştı. Sadece bu iki maça bağlı olmamalı. Tabii kendi istediği sürece…

Tek değişmeyecek konu ise artık nefret ettiren sosyal medyanın takımcılık baskısı. Bu kafalara yapacak hiç bir şey yok ne yazık ki. Onlar için ülkenin bile önemi yok. Hepsi umutsuz vaka.

ERBATUR ERGENEKON: DEĞİŞİM

Bazen değişimi getiren, değişimin kendisidir.

Dünya Kupası’nda bir peri masalı yazmayı beklerken, hayallerimizi kıran kısa bir hikâye çıktı ortaya. İronik olan ise yolun kolay görünmesiydi. Bu, işi daha da zorlaştırdı.

İlk maç sonrası artan baskıyla birlikte, psikolojik taraf da yönetilemedi. Takımın potansiyeline göre ortaya çıkan tablo, olması gerekenden çok uzaktı. Kenan, Arda, Orkun, Hakan, Ferdi, Barış Alper ve Can gibi oyuncular, bize farklı oyunları oynama imkânı veriyordu. Ancak ne alternatif planları geliştirebildik ne de bireysel olarak parlayabildik.

Futbolu sadece 62 şut ya da pas sayısıyla açıklayamazsınız. İngilizlerin “eye test” dediği ve rakamlardan fazla önemsediği gözlemde de sınıfta kaldık. Fiziksel olarak rakiplerin gerisindeydik. “Sempatik takım” imajımız da yaralandı ki bu önemli bir problem.

Evet, Montella ile güzel anılar yaşandı. Ancak, futbolun en üst seviyesinde hem fiziksel hem de mental fazla kırıldık. Bu kırıklar daha da derinleşmeden, takımı yeniden ayağa kaldıracak bir değişim en doğru tercih olacaktır.

VELİ YİĞİT: DÜNYANIN SONU DEĞİL

Milli Takım, halkın ve milletin takımıdır. Haliyle takımın, oyuncuların halk ve milletle bütünleşmesi, aralarında bir bağ oluşması önemlidir.

Montella göreve geldiği günden bu yana millî takımımıza önemli katkılarda bulunmuştur. Ancak her önemli turnuvada belli bir beklenti olan millî takımlarda bu durumun altında kalınması halinde bir yol ayrımı kaçınılmaz olur.

Üstelik bu süreçte Montella hem taktiksel anlamda hem de iletişim olarak kabul edilemez çok ciddi hatalar yaptı ve sonu bizim adımıza ne yazık ki mutsuz biten bir hikaye oldu.

Bu tür majör turnuvalarda bu seviyede basit hataların bir bedeli olabiliyor. 2022’de bunlara şahit olduk. İspanya son 16’da Fas’a elenince Luis Enrique ile yollar ayrılırken, Belçika grup aşamasında veda edince Roberto Martinez’e de veda edildi.

Yine başarıya ulaşamayan Portekiz’de Fernando Santos, Brezilya’da Tite, Meksika’da Tata Martino, Güney Kore’de Paulo Bento ile vedalaşıldı.

Haliyle bu tür yol ayrılıkları dünyanın sonu gibi kabul edilebilecek sıra dışı durumlar değil, tam aksine hayatın doğal akışında yaşanabilecek bir süreç. Bundan sonraki süreçte hem ülkemizin, hem de oyuncu grubunun yeni bir heyecana, isme ve tazelenmeye ihtiyacı olduğu düşüncesindeyim.

BİLAL MEŞE: KADER DİYEMEZSİN

Bu oyunda başarısızlıkların elbette bir faturası olacaktır. Ne var ki, kalkıp faturayı bir kişiye, yani Montella’ya yüklemek asla çözüm değildir.

Ancak eleştirilerin odağında yalnızca skorlar değil, kadro tercihleri, oyun planı ve oyuncu seçimleri ön plandadır. Özellikle formda isimlerin yedek bırakılması ve rakiplere karşı doğru önlemlerin alınmaması ciddi soru işaretleridir. Bunların tamamı Montella’yı bağlar.

İki maçta sıfır çekmeyi kalkıp, “kadere” bağlamak, ancak gerçekleri “sümen altı” etme politikasıdır. Elbette Montella’nın, kalıp kalmayacağına sözleşmesini iki yıl daha uzatan Futbol Federasyonu Yönetimi karar verecektir. Unutmayalım ki federasyon da bu sürecin bir parçasıdır.

Yerli mi, yabancı mı? Sabaha kadar benim kantarımda yerli ağır basar. Mustafa Denizli, Şenol Güneş ve Fatih Terim, ay-yıldızlı ekibimize birçok başarı kazandırdılar, ülke insanımızı sokaklara döktükleri hala hafızalarda kazılı. Ne var ki teknik direktörün pasaportundan çok liyakatı önemlidir. Yani, bir teknik adamın bu göreve uygunluğu ve de yeterliliği önemlidir. Liyakat mı arıyorsunuz, rotayı yerlilere kırın, yeter. Demem o ki; Türkiye’nin bugün gereksinimi olan suçlu aramak değil, doğru teşhisler koyup geleceği planlamaktır. Çünkü Türkiye’nin elinin altında kaliteli bir oyuncu jenerasyonu var, bunu da göz ardı etmeyelim. Bir önce “radikal” kararlar almanın da tam zamanıdır.

CEMAL ERSEN: SADECE SAHADA YENİLMİYORUZ

2026 Dünya Kupası, Türkiye için hüsranla sonuçlandı. Sorumlu aramak ve bulmak çok kolay. Yazarsın kara tahtaya, Montella ve futbolcuların adını, altına eklersin istifası istenen TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun çöldeki sırtlanlarını, akbabalarını. Yetmedi mi? Tutarsın kulağından milyonlarca dolarlık reklam döndürürken, milli takım oyuncularını yeşilçam yıldızı yapma çabasındaki sponsorları. Az mı geldi? Fatih Terim ve Şenol Güneş’i de günah keçisi ilan edersin, biter.

İyi de kim yapacak bunları? Dünya Kupası grup kuraları çekildiği günden, Avustralya yenilgisine kadar geçen süreçte Montella ve öğrencilerini yere göğe sığdıramayan kamuoyu, beklentilerini ve gerçekleri köpürten medya, “kıymeti kendinden menkul” futbol ulemaları ve sosyal platformlarda nefret söylemleriyle toplumu ayrıştıran klavye kahramanları mı?

İğneyi kendimize batıralım. Bir suçlu pastası hazırlanacaksa, en büyük dilimi yemek tüm medyaya düşer.

Peki ne yapılmalı? Kariyerinin en berbat deneyimini yaşayan Montella çıkaracağı derslerle yola devam etmeli. Varlığını milli takımın başarısı üzerine kurgulayan TFF Başkanı halkına hesap vermek adına devam etmeli. Hayal kırıklığı yaşatan futbolcular gerçek kimliklerine dönerek Avrupa Şampiyonası’nda ulustan özür dilemeli, devam etmeli.

Çeyrek asırdır aynı filmi bıkmadan izliyoruz. Neden? Çünkü biz sadece sahada yenilmiyoruz.

BURCU KAPU: BAŞARISIZLIĞI SAHİPLENME

Dünya Kupası’na iki maçta veda etmemiz sadece bir başarısızlık değildir. Bu sonuç, Türk futbolunun uzun süredir ertelediği hesaplaşmayı artık yapmak zorunda olduğunu gösteriyor. Montella ile yollar elbet ayrılmalı. Çünkü sorun sadece sonuçlar değil; takımın kimlik eksikliği, oyun planındaki belirsizlik, oyuncu tercihleri…

Ancak değişim yalnızca kulübede kalmamalı. Dünya Kupası biletini alırken başarıyı sahiplenen federasyon, başarısızlıkta da sorumluluk üstlenmeli. ABD kampına geç gidilmesi nedeniyle yaşanan adaptasyon sorunu, kamp yeri tercihi, mentör ihtiyacının göz ardı edilmesi yönetimsel kararlardır. İlk maç sonrası oyuncuların ihtiyaç duyduğu iletişim ve motivasyonu sağlamak yerine eleştirilere odaklanıp Fatih Terim’le polemiğe girilmesi de yine yönetim hatasıdır.

Elbette hatalarda oyuncuların da payı var. Ama onu da Fatih hocanın sözüyle anlatalım: “Yetenek kaybedilmez. Oyuncular yeteneğini değil, özgüvenini kaybedebilir.” Başarılı yönetimler tam da burada devreye girer. Bu yüzden başarısızlığı önce federasyon, sonra teknik direktör üzerinden okumalıyız.

MERT AYDIN: YENİ TFF YÖNETİMİ YENİ TEKNİK ADAM

Dünya Kupası’ndan hezimetle dönüyoruz. Yol haritamız ne olmalı? Neler yapılmalı?

 En zor kısım bu. Çünkü Türkiye’de kimse başarısızlığı sahiplenmez. İstifa diye bir kavramdan haberimiz yoktur. Bu federasyonun ne ligi ne de milli takımı yönetebilme kabiliyeti kalmamıştır. Sadece televizyona çıkıp demeç vererek olmaz. Sorumluluğu Montella’ya atıp kaçmak da olmaz. Acil seçim gerekir.

Montella’nın bu kupaya kadar başardıklarına saygı duyuyorum. Ne var ki çok yıprandı ve federasyonun hataları da onun üzerine kaldı. Onun gitmesi gerekiyor. Birinci madde mutlaka gerçekleşmeli ki, yeni teknik adamı yeni TFF seçsin. Yeni hocanın yerli ya da yabancı olması değil bu gruba uygun olup olmaması önemli.

İlk iki madde de gerçekleşmeli. Milli takım oyuncu grubunda yapılacak değişiklik de yeni teknik adamın tasarrufuyla yapılmalıdır.

 

Kaynak: Milliyet

REKLAM ALANI
Şehrin nabzını tutan, en son gelişmeleri anında sizlere ulaştıran sesimiz olmaya devam ediyoruz. Denizli’nin sesi olan Denizlim Haber ile şehre dair herşeyi keşfedin. Takipte kalın en yeni haberlerle güncel kalın.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.