Milliyet Arkeoloji’den bir ilk: Arkeolojinin mutfağına giriyoruz
Milliyet Arkeoloji, nisan sayısı ile birlikte altıncı yılına giriyor. Dergi yeni yaşının ilk sayısında bir ilki gerçekleştirerek “arkeometri” dosyası ile okurlarının karşısına çıkıyor.
Arkeoloji denildiğinde akla ilk gelen şey, bir kazı alanında arkeologların titiz çalışmasıyla ortaya çıkarılan yapılar, iskeletler, heykeller, sikkelerdir… Milliyet Arkeoloji 60. sayısında kazının arkeolojinin sadece bir yönü olduğunu hatırlatıyor ve okurlarını kazıdan sonraki durağa, laboratuvarlara götürüyor. Türkiye’de popüler bir arkeoloji dergisi tarafından hazırlanan ilk arkeometri dosyası, arkeolojinin bu daha az bilinen yüzünü merkeze alıyor.

Dosyada neler var?
Kolombiya Universidad Nacional de Colombia Arkeometri Laboratuvarı Yöneticisi Prof. Dr. Ali Duran Öcal, modern bir arkeoloğun artık sadece toprağı değil, o toprağın kimyasını da okumak zorunda olduğunu anlatıyor.

Pompeii Antik Kenti’nden Arkeobotanik Uzman Doç. Dr. Chiara Comegna, Pompeii’nin sadece trajik bir felaket alanı değil, geçmişin en küçük hücresine kadar kusursuzca korunduğu devasa bir veritabanı olduğunu gösterirken antik kentte “yaşamın izleri”nin nasıl ortaya çıkarıldığını aktarıyor.
Prof. Dr. Rana Özbal’la yapılan röportajda kazılarda bulunan kaplar üzerinde yürütülen çalışmalarla binlerce yıl önce yaşamış insanların beslenme kültürüne dair neler öğrenilebildiğini okuyoruz.
Doç. Dr. Mahmut Aydın, yurt dışına kaçırılan eserlerimizin Türkiye’ye dönüşünde arkeometrinin nasıl rol aldığını anlatıyor.
Manisa’nın tarihi ve kültürel mirası, Gılgamış’ın hikâyesi gibi daha birçok konunun yer aldığı yeni sayı, 19 Nisan Pazar günü Milliyet’le birlikte İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’da bayilerde. Dergiye Shopier ve Dergikapında.com üzerinden de erişilebiliyor.
Kaynak: Milliyet