Dolar 47,7111
Euro 55,1881
Altın 6.660,55
BİST 13.779,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 38°C
Az Bulutlu
Denizli
38°C
Az Bulutlu
Paz 38°C
Pts 38°C
Sal 38°C
Çar 39°C

Neden 10 kişiden 9’u sağ elini kullanıyor? İki milyon yıllık gizem ve şaşmaz oran ‘yüzde 90’

Neden neredeyse hepimiz sağ elimizi kullanıyoruz? Uzmanlara göre iki milyon yıllık bu evrimsel gizemin tek bir nedeni yok. Aksine iç içe geçmiş birçok neden mevcut. Fakat en çok öne çıkan hipotez beynimizin gelişimine ve dilin kökenine işaret ediyor…

Neden 10 kişiden 9’u sağ elini kullanıyor? İki milyon yıllık gizem ve şaşmaz oran ‘yüzde 90’
REKLAM ALANI
09.08.2026 07:24
12

Derleme: Metin Aktaşoğlu / metin.aktasoglu@milliyet.com.tr – Nörobilimcilerin on yıllardır hem hayranlık hem de şaşkınlıkla incelediği oran, yüzde 90… Tüm kültürlerde, incelenen tüm zaman dilimlerinde ve dünyanın dört bir köşesinde insanların yüzde 90’ı öncelikli olarak sağ elini kullanıyor. Bu oran o kadar tutarlı, o kadar evrensel ve aslında o kadar garip ki -çok doğal olarak- soru işaretlerini de yıllardır peşinde taşıyor. Fakat burada temel soru “solakların neden var olduğu” değil, neden bu kadar az oldukları ve bu durumun zaman ve mekanda nasıl bu denli tutarlı olduğu…

Aslında “el tercihi” yani el ve ayakta baskın bir uzuv sahibi olma durumu türümüze özgü bir fenomen değil. Kedilerin tercih ettikleri bir patisi var, papağanlar da yiyeceklerini her zaman aynı ayaklarıyla tutuyor. Beyni olan hemen her hayvanın bir tarafa ya da diğerine doğru eğilim gösteriyor. Fakat insanları bu noktada sıra dışı kılan şey, neredeyse tüm türün kökenimizden beri aynı yöne eğilim göstermesi.

ARA REKLAM ALANI

İspanya’da Girona Üniversitesi’nde karşılaştırmalı etoloji ve dil evrimi alanlarında çalışan araştırmacı Miquel Llorente, “Buna ‘popülasyon tercihi’ diyoruz” şeklinde konuşuyor ve “Her bireyin her zaman favori bir eli olur ancak mesele bu değil; mesele türdeki hemen hemen her bireyin aynı eli paylaşması. Şempanzelerde solaklık oranı yüzde 33 civarında. Bizde ise her 10 kişiden yalnızca 1’i solak. Açıklanması gereken tam da bu sıçrama ve hala net bir cevap yok” diye devam ediyor.

Bilim insanları yıllardır tek bir nedeni olamayacak bu fenomenin açıklamasını arıyor. Bu, milyonlarca yıl boyunca iç içe geçmiş birçok faktörün birleşimi. El tercihi, her şeyden önce, beyinle ilgili bir hikâye. İki yarım küre ilk bakışta ikiz gibi görünse de, aslında iş bölümünü çok dengesiz bir şekilde yapıyor: beynin sol yarısı öncelikli olarak dilden sorumlu; sağ yarım küre ise yüz tanıma veya mekansal yönelim gibi görevlerden… Sağ elini kullanan insanların yüzde 95’inden fazlasında dil, sol yarım kürede bulunur. İnsan beyninde el ve konuşma birlikte hareket etmekte.

Bu bağlantı, sağ elini kullanan insanların oranının neden bu kadar istikrarlı olduğuna dair şimdiye kadarki en ilginç ipucu. Llorente, “Bugün en çok kabul gören hipotez, dilin konuşma olarak değil, jest olarak ortaya çıktığı yönünde. El işaretleri, atalarımız arasında karmaşık iletişimin ilk biçimi olmuş ve ancak daha sonra sese geçmiştir” diyor. Buradan yola çıkan uzmanlar sağ elimizle jest yapma eğiliminde olduğumuz ve bu elin dilden sorumlu sol yarım küre tarafından kontrol edildiği için, aynı yarım kürenin hem becerikli eli hareket ettirmede hem de konuşma üretmede uzmanlaşmış olması gerektiğini öne sürüyor. Dil ve sağ elin kontrolü için beyin bölgeleri sadece ilişkili değil: kelimenin tam anlamıyla bitişiktir ve “devreleri” paylaşır.

Papağanlar da oldukça sesli ve sosyal hayvanlar olup, bu tür bir popülasyon asimetrisinin gözlemlendiği neredeyse tek insan dışı türdür. Bu tesadüf yukarıdaki bağlamla değerlendirildiğinde pek de beklenmedik görünmüyor.

KARTOPU ETKİSİ

Peki atalarımızda bu eğilimin milyonlarca yıl devam ettiğini nasıl biliyoruz? Atalarımızın beyinleri günümüze ulaşmadı ancak kafatası, şeklinin ve asimetrilerinin yeniden yapılandırılmasına olanak tanıyan içsel izler (endokranyum, kemiğe bastırılmış bir tür beyin kalıbı) mevcut. Üç ila dört milyon yıl önce yaşamış Australopithecus‘larda bile beyin simetrik değildi. Yaklaşık iki buçuk milyon yıl önce ilk işlenmiş taş aletler ortaya çıktığında, bu asimetri daha belirgin hale geldi. Ve en eski yongaların nasıl yontulduğu incelendiğinde, arkeologlar bu homininlerin çoğunun sağ eliyle iş gördüğü çıkarımını yapabiliyor.

Hak verirsiniz ki alet yapımı çok hassas bir koordinasyon gerektiriyor: bir el tutarken, diğeri belirli bir açı, kuvvet ve ritimle vurur. Ve bu iş öncelikle başkalarını izleyerek öğrenilir ve bu da olaya kültürel bir katman ekler. Aletler, jestler, dil, nesiller arası öğretim… Llorente bu noktada bir kartopu etkisinden söz etmenin mümkün olduğunu dile getiriyor ve “Bugünkü büyük maymunlara benzer hafif bir sağ el eğilimiyle başladık” diye devam ediyor. Araştırmacı, iki ayak üzerinde yürüme, aletler, iletişimsel jestler, dil ve kültürün milyonlarca yıl boyunca katman katman eklendiğini vurgularken sürecin sonunda dünyanın her köşesinde her 10 kişiden 9’unun sağ elini kullandığı bir tablonun oluşmuş olabileceğini ifade ediyor.

PEKİ YA GENLER?

Bütün bunlar, biyolojimizdeki “bir şeylerin” buna izin vermesi ve bunu teşvik etmesi nedeniyle oldu. Dolayısıyla bilimin hedeflerinden biri de el tercihinden sorumlu genleri tam olarak belirlemeye çalışmak. Ama araştırma, bilim insanlarının beklediğinden çok daha karmaşık çıktı.

İskoçya’daki St. Andrews Üniversitesi’nde genetik alanında çalışan ve yıllarca lateralizasyon ile dil ve disleksi arasındaki ilişkiyi inceleyen Silvia Paracchini “Bu konu üzerinde çalışmaya başladığımda, her şeyi açıklayabilecek belki 10 gen bulabileceğimizi düşünüyorduk” diyor. Yıllar önce ekibi, PCSK6 genini umut vadeden bir aday olarak belirlemişti. Daha sonra, bir milyondan fazla insanı kapsayan çalışmalar tabloyu karmaşıklaştırdı: 42 gen istatistiksel anlamlılık eşiğini aştı fakat yine de her şeyi açıklayamıyor. “Biyoloji karmaşıktır” diyen Paracchini, “Ve ne kadar çok şey bilirsek, bu karmaşıklığı o kadar çok takdir ederiz” şeklinde konuşuyor.

Vücudun veya beynin iki tarafının farklı işlevlerde uzmanlaşması veya bir tarafın diğerine göre baskın olması durumu şeklinde ifade edebileceğimiz “lateralizasyon” tam da burada ortaya çıkmaya başlayan şey… Bu genlerin birçoğu, embriyonik gelişimin en erken aşamalarından itibaren vücutta sol-sağ asimetrisini oluşturmada rol oynayan küçük hücresel organeller olan siliyalara bağlı. Nörogelişimle bağlantılı genler de ortaya çıkıyor ve disleksi, otizm ve şizofreni gibi durumlarla bağlantılı varyantlarla bir ilişki gözlemleniyor. Tabii etkinin çok küçük olduğunu vurgulamamız şart. Solak olmak herhangi bir riskin önemli ölçüde artmasına neden olmuyor ancak sinyal tutarlı: Vücutta hangi tarafın sol, hangi tarafın sağ olduğunu belirleyen aynı biyolojik devreler, beynin dil için kendini nasıl organize ettiğiyle bağlantılı görünüyor.

NEDEN HEPİMİZ SAĞ ELİMİZİ KULLANMIYORUZ?

Baştan beri ortaya koyduğumuz tüm bu veriler ve çalışmalar gayet direkt bir soruyu akla getiriyor: “Eğer sağ eli kullanmak avantajlıysa, neden sol elini kullananlar milyonlarca yıl önce ortadan kaybolmadı?” En zekice hipotezlerden biri oyun teorisinden geliyor: Sol elini kullanmak, yakın dövüşte taktiksel bir avantaj sağlıyor çünkü bu beklenmedik bir durum. Sağ elini kullananlarla dövüşmek üzere eğitilmiş biri solak bir rakip karşısında şaşırabilir. Bu avantaj, solaklar azınlıkta kaldığı sürece geçerli: Eğer çok daha fazla insan solak olsaydı, sürpriz ortadan kalkardı. Yaklaşık yüzde 10 civarında istikrarlı bir dengede seyreden solaklar boks veya eskrim gibi sporlarda yüzde 13 ile yüzde 20 arasında seyrediyor ve bu da hipoteze ampirik bir destek sağlıyor. Ancak yine de bu argüman sadece bir hipotez olarak kalıyor.

Aslında bu alandaki hemen hemen her şey hâlâ tartışma konusu. Paracchini, “El tercihi basit görünüyor çünkü ikili bir durum: sol veya sağ” diyor ve “Bu nedenle herkes kolay bir açıklama gerektiğini düşünüyor. Ancak insan beyninin nasıl evrimleştiğine dair sahip olduğumuz en karmaşık ve büyüleyici pencerelerden biri hâlâ el tercihi.” Yani nihayetinde sorular öylece ortada durmaya devam ediyor… Baskın olmayan el, baskın el ve hâlâ kesin bir cevabı olmayan iki milyon yıllık sorular.

Kaynak: El Pais

Kaynak: Milliyet

REKLAM ALANI
ETİKETLER: , , , ,
Şehrin nabzını tutan, en son gelişmeleri anında sizlere ulaştıran sesimiz olmaya devam ediyoruz. Denizli’nin sesi olan Denizlim Haber ile şehre dair herşeyi keşfedin. Takipte kalın en yeni haberlerle güncel kalın.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.