Dolar 46,6602
Euro 53,1998
Altın 6.049,13
BİST 14.183,94
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 37°C
Parçalı Bulutlu
Denizli
37°C
Parçalı Bulutlu
Çar 37°C
Per 36°C
Cum 36°C
Cts 36°C

Prof. Dr. Erhan Afyoncu yaklaşmakta olan büyük tehlikeyi açıkladı: ‘Türkler için savaştan bile önemli bir tehdit’

Türkiye’de doğurganlık hızı alarm vermeye devam ediyor. 2000 yılında 2,49 olan doğurganlık oranı 2025’te 1,42’ye kadar gerilerken, uzmanlar bu tablonun sadece nüfusla sınırlı olmadığını söylüyor. Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, düşen doğurganlık hızını “savaştan bile daha önemli bir tehdit” olarak nitelendirerek dikkat çeken uyarılarda bulundu. Peki Türkiye neden kritik eşiğe geldi, bu düşüş ekonomi, savunma ve gelecekteki yaşamı nasıl etkileyecek? İşte çarpıcı veriler ve dikkat çeken değerlendirmeler.

Prof. Dr. Erhan Afyoncu yaklaşmakta olan büyük tehlikeyi açıkladı: ‘Türkler için savaştan bile önemli bir tehdit’
REKLAM ALANI
30.06.2026 17:12
13

HABER MERKEZİ- Doğurganlık hızı her geçen yıl biraz daha düşüyor. Uzmanlar bunun yalnızca demografik değil, ekonomik ve stratejik sonuçlar doğurabilecek bir süreç olduğuna da dikkat çekiyor.

2000 yılında 2,49 olan doğurganlık hızı, 2025 yılında 1,42’ye kadar geriledi. Bu oran, nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli kabul edilen 2,1 seviyesinin altında. Yani Türkiye artık yaşlanan ülkeler grubuna hızla yaklaşıyor.

ARA REKLAM ALANI

TÜRKİYE’DE DOĞURGANLIK HIZI KRİTİK SEVİYEYE GERİLEDİ

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Tarihçi ve Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu da kaleme aldığı yazıda bu soruna dikkat çekti. Türkiye’de genç nüfus azalırken yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı her geçen yıl artıyor. Bu tablo, iş gücünden üretime, savunma sanayinden sosyal güvenlik sistemine kadar birçok alan için tehlike arz ediyor.

NÜFUS KENDİNİ YENİLEYEMİYOR

Prof. Dr. Erhan Afyoncu tarihsel örneklere de dikkat çekti. Osmanlı İmparatorluğu yükseliş döneminde kalabalık nüfusuyla geniş coğrafyalara hâkim oldu. Ancak sonraki yüzyıllarda Avrupa nüfusunu hızla artırırken Osmanlı aynı hızda büyüyemedi. Bu durum askeri ve ekonomik dengelerin değişmesinde etkili oldu.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında nüfusu artırmaya yönelik politikalar uygulandı. Ancak sonraki yıllarda nüfus artışını yavaşlatan politikalar öne çıktı.

PROF. DR. ERHAN AFYONCU’DAN DİKKAT ÇEKEN UYARI

Erhan Afyoncu, köşe yazısında doğurganlık hızındaki düşüşün artık kritik seviyeye ulaştığını belirtti.

“Türkiye, nüfus meselesinde dönülemez bir kâbusa doğru gidiyor. Nüfus artış hızımız durma noktasına geldi. 1935’te yıllık nüfus artış hızımız binde 21,1, 1950’de 21,7, 1955’te 27,8, 1960’da 28,5, 1970’te 25,2, 1985’te 24,8, 1990’da 21,7 idi.

2000’de 18,2, 2010’da 15,8 oldu. Yıllık nüfus artış hızımız 2020’de binde 5,5, 2024’te ise 3,4’e geriledi. 1960’ta yıllık %2,85 oranında artan nüfusumuz, 2025’te sadece binde 5 arttı. Yani artık nüfusumuz azalmaya başlıyor.

“SAVAŞTAN BİLE DAHA ÖNEMLİ BİR TEHDİT”

Doğurganlık hızımızın nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,1’in altına inmesi, nüfusumuzun yaşlanma eğilimine girdiğini gösteriyor. Nüfusumuzun kendini yenileyememesi ciddi bir risktir, gerçek bir beka sorunudur. Bu, birçoğumuzun fark edemediği, Türkler için savaştan bile daha önemli bir tehdittir.

“BÖYLE GİDERSE NÜFUS 25 MİLYONA KADAR DÜŞER”

Nüfusun düşmesinin sebeplerinden biri de aile kurmanın azalmasıdır. Türklerde ilk sosyal birlik olan aile, bütün Türk sosyal bünyesinin çekirdeği durumunda idi. Türklerin, çok geniş coğrafyalara yayılmalarına rağmen bugün yaklaşık 250 milyonluk bir nüfusla Türk kimliğini devam ettirmelerinin sebebi de ailedir. Aile yapımız korunmadığı takdirde Türk kimliğinin var olması da zora girecektir.

Nüfus ve aile konusunda tehlike kapıyı çalmıyor, kırıyor. Hâlâ tehlikenin farkında değiliz. Çok acil tedbirler alıp uygulamaya sokmazsak 2100’de Türkiye’nin nüfusu 25 milyona kadar düşerken, yaşlı nüfusumuzun toplam nüfusumuzun yarısına yükselme ihtimali fazladır. Nüfusumuzun azalmasını ve yaşlanmasını engelleyemezsek Anadolu’nun yaşlı milletlerinden biri olarak tarih sahnesinden çekiliriz.”

 TÜİK VERİLERİ TEHLİKEYİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ

Türkiye İstatistik Kurumu verileri de yıllık nüfus artış hızındaki yavaşlamayı ortaya koyuyor. Bu eğilimin sürmesi hâlinde Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda iş gücü açığı, sosyal güvenlik yükü ve ekonomik üretim açısından önemli sorunlarla karşılaşabileceği ifade ediliyor.

Uzmanlar, aile kurumunu destekleyen politikaların güçlendirilmesi, doğurganlığı teşvik edecek sosyal uygulamaların artırılması ve uzun vadeli nüfus planlamasının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Kaynak: Milliyet

REKLAM ALANI
ETİKETLER: , , , ,
Şehrin nabzını tutan, en son gelişmeleri anında sizlere ulaştıran sesimiz olmaya devam ediyoruz. Denizli’nin sesi olan Denizlim Haber ile şehre dair herşeyi keşfedin. Takipte kalın en yeni haberlerle güncel kalın.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.