Serdal Adalı, Beşiktaşlı Avukatlar Derneğinin sempozyumuna katıldı
Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, Beşiktaşlı Avukatlar Derneğinin düzenlediği “spor hukuku” sempozyumuna katıldı.
Siyah-beyazlı kulübün efsaneleri arasında yer alan ve aynı zamanda avukat olan Hakkı Yeten’in anısına Tüpraş Stadı’nda gerçekleştirilen sempozyumda siyah-beyazlı kulübün ikinci başkanı Hakan Daltaban, genel sekreter Uğur Fora, yönetim kurulu üyesi Esra Sayın, divan kurulu üyesi Rasim Kara ve avukatlar da yer aldı.
Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Adalı, “Baba Hakkı Yeten, sahalarda da adaletin temsilcisi olmaktan asla vazgeçmedi. Bize de kuşaktan kuşağa aktarılacak ‘Şerefinle oyna, hakkınla kazan’ felsefesini aşıladı. Beşiktaş ondan aldığı bu düsturla hep hakkıyla kazandı. Eşitliğe, adalete, hak edilmiş başarılara, sporda ve hayatta doğrulara inanmaktan hiç vazgeçmedi.” diye konuştu.
Siyah-beyazlı kulübün adil oyunun temsilcisi olmaya devam edeceğine vurgu yapan Adalı, “Beşiktaş bugün sahip olduğu erdemi ve duruşu Baba Hakkılardan, Süleyman Sebalardan, onların sahip olduğu bu ahlak ve hakkaniyetten aldı. Bundan sonra da aynı çizgiyi korumaya, adil ve güzel oyunun en önde gelen temsilcisi olmaya, Beşiktaş ahlakına sahip sporcular ve bireyler yetiştirerek sahip olduğu değerleri yaşatmaya devam edecek. Beşiktaş’ın bu alandaki en büyük gücü de sizlersiniz. Beşiktaş’ın ve Beşiktaşlıların hakkını korumak, sahalarda ve hayatın her alanında adaleti, hakkaniyeti sağlamak sizlerin emeğiyle mümkün olacak.” ifadelerini kullandı.
Adalı konuşmasının ardından Hakkı Yeten’in yeğeni Sibel Oymak’a çiçek ve plaket hediye etti.
Beşiktaşlı Avukatlar Derneği Başkanı Özkan Burak Özmen ise konuşmasında Hakkı Yeten’in saha içinde adalet sembolü olduğunu ve hakemlerin dahi fikrine başvurduğunu kaydetti.

Başsavcı Vekili Sağlam: “Liglerin bitimiyle birlikte operasyonlar hızlı bir şekilde devam edecek”
Sempozyumun ilk oturumunda Türk sporunda bahis sorunu ele alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Osman Sağlam, Dünya Kupası sonrasında operasyonların devam edeceğini belirterek, “Dünya Kupası var, ligler bitmek üzere. Bu yüzden operasyonlara bir süre ara verdik. Liglerin bitimiyle birlikte operasyonlar hızlı bir şekilde devam edecek.” diye konuştu.
Türk sporunda en büyük sorunun ahlak problemi olduğunu söyleyen Sağlam, şunları kaydetti:
“Bu operasyonlar ilk defa bu kadar iradeli ve kapsamlı şekilde şu an ortaya konuyor. Bu operasyonlarda gördüğümüz en büyük sorun mevzuat ya da yönetmelik eksikliği değil. En büyük sorun Türk sporundaki ahlak sorunu. Biz ahlak sorunuyla karşı karşıya olduğumuzu gördük. Mevzuatta nelerin suç olduğu sayılmış, operasyonlarda suç iddiasının kıyısından geçenler de var, yüzlerce delille önümüze gelen sporcular, hakemler de oluyor. Ahlak sorununu aşmak için ülkemizin bu mücadeleyi vermesi gerekiyor. Sporcular, 8-9 yaşında bu işin içine giren ve maalesef çok da profesyonel eğitimlerden geçmeyen insanlar. Ne kadar ünlü de olsalar sporun etik değerleri bakımından bilinçli olduklarını düşünmüyorum. Sporculardan ‘Ben bunun suç olduğunu bilmiyordum’ savunmasıyla karşılaştık. Kolay yoldan para kazanma hırsıyla ahlakı geride bıraktığımızı düşünüyoruz. Ne kadar ağır yaptırım, sıkı bir denetim getirirsek getirelim sporcunun sahip olması gereken ahlak sorununu düzeltemedikçe bu sorunun kolay aşılacağını düşünmüyorum.”
“Hiçbir federasyon ve üst kuruluş şu ana kadar kendi sporcularıyla ilgili bu konuyla alakalı bir şey yapmayı düşünmemiş.” diyen Sağlam, şunları aktardı:
“Futbolda üçüncü lige kadar yaptığımız araştırmada 500’e yakın kulüp idarecisinin bizzat operasyonlardan sonra dahi legal bahis oynadığını tespit ettik. İdari yaptırım ve cezalar bile bazılarına engel olamıyor. Bunların arasında dört büyüklerin idarecileri de var. Bu sorunun mevzuat ve yönetmelikle aşılacağını düşünmüyorum. Milli maçlar dolayısıyla ara verdik ama uygulamayı sürdüreceğiz. Asıl problem Türk sporunda bahis problemi değil ahlak problemi. Bunun ne şekilde aşılacağını sorarsanız, kesin olarak şunu yapabiliriz diye bir önerim olamaz. Herkesin bir şekilde bulaştığı bir problemi savcılığın bir soruşturmasıyla, bir mahkeme kararıyla çözmek çok zor. Bilinci aşılamaktan başka çaremiz olmadığını düşünüyorum.”
Kaynak: Milliyet