Sivrisinek alarmı
Yazın çoğalan sivrisineklerden bulaşan Batı Nil Virüsü, yabancı ülkelerde yaptıkları tatillerden dönenlerle Türkiye’ye taşınır mı? Virüs insandan insana bulaşır mı? Merak edilen soruları Dr. Aslı Özer yanıtladı.
DİDEM SEYMEN HABER MERKEZİ– Yaz aylarında sivrisineklerin çoğalmasıyla Batı Nil Virüsü enfeksiyonları gündeme geliyor. Medicana Ataköy Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Aslı Özer, Batı Nil Virüsü hakkında bilgi verdi: “Batı Nil virüsü, Flaviviridae ailesinden bir virüstür ve enfekte sivrisineklerin ısırmasıyla insanlara bulaşır. Virüsün doğal yaşam döngüsünde kuşlar önemli bir role sahiptir. Sivrisinekler enfekte kuşlardan virüsü aldıktan sonra insanları ve bazı diğer hayvanları ısırarak virüsün yayılmasına aracılık edebilir. Batı Nil Virüsü açısından önemli nokta, günlük temasla insandan insana bulaşın olmamasıdır. Enfekte bir kişiyle aynı ortamda bulunmak, tokalaşmak, sarılmak veya aynı eşyaları kullanmak hastalığın bulaşmasına neden olmaz. Virüsün temel bulaş yolu, enfekte sivrisineğin ısırmasıdır. Bununla birlikte, nadiren kan transfüzyonu, organ nakli ve anneden bebeğe bulaş gibi farklı bulaş yolları da bildirilmiştir.”

Komşudan gelir mi?
Dr. Özer şöyle devam etti: “Yunanistan’da tatil yapan bir kişinin Batı Nil Virüsü ile enfekte olması, virüsü Türkiye’ye döndüğünde bir başkasına doğrudan taşıması ve bu şekilde salgın oluşturması beklenen bir durum değildir. Örneğin bir kişi Yunanistan’da enfekte bir sivrisinek tarafından ısırılıp Batı Nil Virüsü enfeksiyonu geçirdiyse, Türkiye’ye döndüğünde sarılma, tokalaşma veya aynı ortamda bulunma gibi günlük temaslarla çevresindekilere virüsü bulaştırmaz. Ancak burada önemli bir ayrım vardır: Virüsün Türkiye’de de bulunabilmesiyle enfekte insanların virüsü doğrudan Türkiye’ye bulaştırması aynı şey değildir. Türkiye’de de Batı Nil Virüsü’nün bulaşında rol oynayabilecek sivrisinek türleri bulunmaktadır. Önemli olan, enfekte kişilerin izolasyonu değil, sivrisineklerle temasın ve sivrisinek popülasyonunun kontrol edilmesidir.”

Belirtileri neler?
“Batı Nil virüsü ile enfekte kişilerin yüzde 80’inde belirti görülmeyebilir” diyen Özer, şu bilgileri verdi: “Belirti geliştiğinde ise ateş, baş ağrısı, halsizlik, kas ağrıları, bulantı ve bazen cilt döküntüsü gibi bulgular ortaya çıkabilir. Bu tablo çoğunlukla hafif bir enfeksiyon şeklindedir. Enfekte kişilerin küçük bir bölümünde ise virüs sinir sistemini etkileyerek nöroinvaziv hastalığa yol açabilir. Ensefalit, menenjit veya meningoensefalit gelişebilir ve bazı hastalarda kas güçsüzlüğü gibi nörolojik bulgular ortaya çıkabilir. İleri yaş ve bağışıklık sisteminin baskılanmış olması, ağır nörolojik hastalık gelişme riskini artıran faktörler arasındadır. Yüksek ateşle birlikte şiddetli baş ağrısı, bilinç değişikliği, ense sertliği, kas güçsüzlüğü, hareket bozukluğu veya başka nörolojik belirtiler gelişmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.”
Nasıl korunmalı?
Dr. Aslı Özer’in verdiği bilgiye göre; Yunanistan’dan veya Batı Nil Virüsü’nün görüldüğü başka bir bölgeden Türkiye’ye dönen kişilerin, yalnızca seyahat etmiş olmaları nedeniyle özel bir izolasyon uygulaması gerekmez. Ama yazın sivrisineklerden korunmak önemlidir. Sivrisineklerin yoğun olduğu bölgelerde uzun kollu ve açık renkli kıyafetler giymek, sivrisinek kovucular kullanmak, pencere ve kapılarda sineklik bulundurmak ve sivrisineklerin üreyebileceği su birikintilerini ortadan kaldırmak başlıca önlemlerdir. Hastalığı önlemenin en önemli yöntemi sivrisineklerden korunmaktır.
Kaynak: Milliyet